

Psikoterapi konusunda çok dikkatimi çeken birşey var. Eğitimli, kültürlü insanların değişim sürecine gösterdikleri dirençten kaynaklandığına inandığım psikoterapi muhalefeti.
Açalım: Dikkat ediyorum, eğitim ve gelir seviyesi düşük kesimlerde psikoloji bilimine ve psikoterapi uygulamasina karşı bir direnç görünmüyor. Hatta gelir seviyesini de geçtim, direk eğitim seviyesi ile alakalı birşey bu. Bu kesim rahat rahat terapiste gidiyor, terapilerini sürdürüyor falan filan.
Ama ne zaman ki en az bir üniversite mezunu olan kesime geliyoruz terapiye karşı bir direnç bir direnç sorma gitsin. Çok merak etmeye başladım ben bu işi. Her psikoterapi sürecinde direnç olur, eyvallah, bunu biliyoruz zaten. Ama eğitimli insanlarda değişime karşı direnç çok çok daha fazla. Terapist beğenmemekten tutun da zaten terapistin söyleyeceği herşeyi biliyorum demek cahilliğine kadar götüren türde çok kuvvetli bir direnç var.
Evet urb dostlarım, görüşlerinizi rica ediyorum, beni bu meraktan bir nebze kurtarın.
en büyük tepki
ben deli miyim ? Diye gösterilir...
o deÄŸil dediÄŸim ÅŸey
ben deli miyim tepkisi gösterilir evet haklısın, ama benim kasdettiğim bundan daha fazla, daha derin.
o da
" ben hayatımı biliyorum uzman dinlese ne değişecek ? " olabilir mi?
evet bir tanesi bu...
hatta en tuhaflarından biri bu..
anlıyorum
özellikle belirli bir seviyede eğitim almış insanların sorunlarını profosonel kişilerin yardımıyla çözme eğlimleri göstermesi gerekirken, bunu bir eksiklik gibi hissetmeleri yanlış bir durum. Psikoloğa aslında biz buna danışmanda diyebiliriz gitme bir eksiklik değil aksine bence çok mantıklı bir çözümdür, çünkü nasıl hastalanan bir insanın kocakarı ilaçlarından deva bulmak yerine doktora gitmesini tavsiye ediyorsak kendi içimizdeki derin sorunları çözmek içinde farklı insanların farklı düşüncelerine başvurmaktansa profosyonel yardım almak en mantıklısıdır ve senin de dediğin gibi bunu eğitim düzeyi daha yüksek olan insanların yapması gerekirken bundan kaçıyorlar.
kültür seviyesi ve
kültür seviyesi ve standartları olan insanlar genelde kendilerini kanıtladıklarını düşünürler. Bu nedenlerden dolayı psikolojik destek ya da analiz gibi bir durumda "ben kendi başımın çaresine bakabilirim, dışardan destek almama ne gerek" düşüncesi oluşur insanlarda.
Yanılıyor muyum?
bu da deÄŸil
beni bahsettiğim bir terapiye girmek ya da girmemek üzerine değil. bir terapiye girdikten sonraki dirençten bahsediyorum.
insanoğlu bir biçimde kendini değiştirmek amacıyla terapiye girer ve sonra da değişime direnç gösterir.
neden allahım neden??
yalnız şöyle bir durum
yalnız şöyle bir durum var. direnç gösterecek insan, daha girişte kendini belli eder. ya da zaten böyle bir girişimde bulunmaz.
içeriye girebiliy ve destek isteyebiliyorsa sadece çelişki ve savunma mekanızmasıdır bu. bir şeylerden korkuyor ya da bildiği ama öğrenilmesini, açığa ıkmasını korktuğu şeylerin öğrenilmesinden kaçıyor olabilir.
evet gayet mantıklı ama...
ama neden? bu çelişki ve savunma mekanizması neden var?
yani hayat bu kadar kısayken beynimiz niçin akıl edemiyor seansa teslim olmayı ve orada değişim sürecini yaşamayı ve hedeflerine ulaşmayı???
size de tuhaf gelmiyor mu?
yapıcı ya da yıkıcı birçok şeyi becerebilirken burada neden tıkanıyor insanoğlu.
bunu yargılayarak sormuyorum. zaten herkese olur... yargılamak peşinde değilim. kurcalamak istiyorum. akıl akıldan üstündür hadi.
her başarılı girişimde
her başarılı girişimde mutlaka göz ardı edilen şeyler vardır. sorunlar, sorular vs. başarıya giderken bunları gizler insanoğlu, sonradan öğrenilmesini istemez hiçbir zaman.
başarılı insanlar bunların öğrenilmesinden, başarısız olmaktan korkarlar. başarısızlık derken "hey gidi adam, şuna bak, hiç ummazdım" gibi tepkilerden korkulur. terapilerde de bunların anlaşılmasından çekinilir ama çaresizdir, destek istemektedir. belki saçma bir korkudur hissettikleri, bir mahremiyeti vardır bu tür sohbetlerin ama bunu o an akıl edemez insan.
ukalalıktan bunlar
üniversite okuyan insanlar eğitimleri sırsında aldıkları derslerle hayatı açıklamaya çalışırlar, diğer bölümler kolaydır, bütün uzmanlıklar aslında kolay elde edilen payelerdir.
çıkarılacak sonuç : cehalet erdemdir
- doÄŸru seze ne denir?
- doÄŸru seze ne denir?
- bilmem, ne denir?
- sez denir.
- Hımmm
- Ama söz olacaktı, o ayrı mevzu... :)
hakkaten ne denir dogru
hakkaten ne denir dogru seze?
seze nedir?
*
doğru seze, meze denir :) iğrenç.........
EOTRET benden habersiz
EOTRET benden habersiz fındık mı yedin sen?
Aaa,i olmadı şimdi :(
:p
yogurt hanımcım ah bilsem,
yogurt hanımcım ah bilsem, arayışlardayım. masanın üstünü altına getirdim ama yok. koydum bi yere bulamadım. kimsse çıkmasın, arama yapıcam.
ah
cunku terapinin nasil bir sey oldugunu bilmiyorlar. psikologun sadece "evet, tamam, hi hi, anliyorum" diyen insanlar oldugu gorusu cok yaygin. bunun da universite okumakla gectigini sanmiyorum. ilkokul mezunu "biri beni iyilestirsin" demeyi seviyor, universite mezunu da her seyi en iyi kendisinin bilecegini dusunmeyi.
saniyorum ki biraz psikologlara kalmis bir sey. meslek odasi kurulup, meslek daha cok tanitilmaya baslanirsa ve daha kalifiye psikologlar alana cikarsa eminim cogu onyargi da yikilacaktir.
..
+1