

Konu başlığına bakıp da aldanmayınız. Aslında tartışmak istediğim olay şu. Sanat diyoruz, sanatçı diyoruz. Bir başkasına da tukaka diyoruz. Ama neye göre diyoruz? Nooluyoruz?! şş?
Bi de porn art diye birşey var. Pornodan sanat oluyorsa başka şeylerden de sanat olur değil mi? Yani sanat sırf müzik, resim, grafik vs.'den ibaret değil.
edit: Yanlış soruları sorduk sanırım. Sanat nedir? Bu sanat mıdır? gibi sorular değil. Hatta soru sormayalım. Hatta ben gidiyorum.
kiÅŸi
sadece içinden geldiği gibi bir resmi,müziği,vücudunu... sergiler veya yaparsa.o sadece müzik,resim,vücut gösterisi olur.ancak bu gibi davranışların sanat olarak değerlendirilmesi isteniyorsa felsefe ve yaratıcılık kullanılarak bu işler icra edilir.içinde, bir kişiye bile olabilir bu, başka birilerinin hislerine,düşüncelerine hitap eden bir yanı olması gerekir yapılan şeyin.sınırlaması yoktur(sadece resim,müzik,grafik)bir düşünce bile sanatsal bir değer taşıyabilir bana göre.zaten sanat öznel bir şeydir tu kaka denen bir şey A kişisi tarafından sanatsal olarak kabul edilebilir eğer içinde gerçekten yaratıcılık veya felsefi bir yaklaşım barındırıyorsa.sadece yaratıcı olmasıda yetmez karşısındakilerle uyumuda önemlidir.kimse sadece yaratıcı veya herhangibir düşünceyi yansıtıyor diye bir şeye sanatsal demek zorunda değildir.bir şeyi sanatsal yapan kişinin algılama gücüdür.misal sadece kuş cikciklemesi gibi rasgele oluşturulmuş bi şeyse bu müzikten öteye gidemez.doğduğundan beri bir odada tutulan bir kişiye dünyanın en iyi ressamlarının resimlerini gösterincede sadece bez ve tahta parçasıdır onun için.
and the big blue
haklısın
O halde sanat göreceli ve belirleyici birşey değilse bu kavramı kullanmanın anlamı var mı? Yani böylesine öznel bişeyin estetik tartışması da mantıksız değil mi? Benim sevdiğim müzik grubunu aşağılayıp nasıl dinliosun bunu sen bizden değilsin diyen bir sürü insan var.Böylesine nasıl sıkı sıkıya bağlılar o zaman kendi beğenilerine?
J.Lee.Hooker: "Cryin' man..This is blues.That's it!"
sanat
kavramı semboliktir.bir eser daima eserin yaratıcısı için sanatsal bir değer taşır.çünkü içinde duyguları ve yaratıcılığı vardır.eğer bu duygu ve yaratıcılık başka birilerinede ulaşmışsa.bunu hissedenlerde buna aynı gözle fakat farklı açılardan bakarlar.sanat bu bağa verilen addır bence.estetik tartışması gayet mantıklı kimse oturupta nesnel bir şeyi tartışamaz.savunuculuğun nedeni ise aradaki bağdır.eseri sahiplenirler.insanın sahip olduğu diğer şeyleri savunması gibi içgüdüsel olarak destekçisi olurlar.ancak eser savunuculuğu ne kadar doğru bir şey o tartışılır.
and the big blue
toplum sanat için
evet öyle olmalı..
toplum icin sanat benim
toplum icin sanat benim icin bi sise sut iki ekmek
sex de bir sanattir. hmmm
sex de bir sanattir.
hmmm sinus cosinus. simdi hmmmmm
galiba sexde sevisen icindir.
matematiksel bir sakinca yoksa "sanat sanatci icindir!"
peki
ya rahatsız etmek sanat mıdır? bazı sanatçılar böyle demeçler verirler: amacımız insanları rahatsız etmek,sorgulamak vs vs...
hmm.. bilemedim
bildirin bana
€v€®¥ M€ æND €v€R¥ ¥oU...!
zaman zaman hepsi
evet evet
sanat
sanatta bencilim. eğer ben o yapıtta birşey hissetmiyorsam benim için bir anlam ifade etmez. Picasso eserleri benim üzerimde bir etki yaratmaz. ama saygı göstermeli.
tabi burundaki pisliği veya kulaktaki kiri biriktirerek sanat içra ettiğini söyleyen ve bunu savunan insanlarda vardır.
herşey sanattır;
Sizler de sanat eserisiniz. Kavramsalsınız yauv. Alkış!
neden?
her üretilen şeyin sanat
her üretilen şeyin sanat eseri olduğunu düşünmüyorum. çünkü hissetmiyorum. şappi.
ama şimdi şöyle birşey olabilir;
Sanat, herşeyi amacı içine dahil edebilir. Herşeyden yararlanabilir, Olamaz mı? Hoppa!
Bu arada siz hissetmezsiniz ben hissederim, ali hisseder veli hissetmez, olabilir. Bana göre graffiti, dedeme göre yağlı boya. Hatta bana göre süt onlara göre çikolata... Oooh yandan!
neden?
evet
sanat burundaki tatağıda içine dahil edebilir. ama ben bu eserin, yaratıcısının birlikte olduğu insanları temsil etmesini, o sanatçı kadar hissedemediğim için bir anlamı olmuyor. haydi eller.
bu arada
evet efenim baÅŸtada belirttiÄŸim gibi sanatta bencilim.
hımm
evet siz de sanatın başka yönlerine kayarsınız o zaman. Sanatın sevmediğiniz dallarını veya eserlerini kafanızdaki kamp ateşinde yakar ısınırsınız... Bencilseniz diyecek birşey yok tabi, bakış açınız daralmasın da ne olursa olsun efendim sağlık ve mutluluklar...
ooh 90, 100, havada yüz, karada yüz ooh! :)
neden?
anlam veremediÄŸim
birkaç sanat eserinden dolayı neden başka dallara kaymalı?. Neden hoşuma gitmeyen eserleri çılgınca yakmalı, yoketmeli? Neden bakış açısı daraltılmalı? Uyarınız için teşekkürler efenim ama merak etmeyiniz.
sizede sağlık ve mutluluklar, iyi geceler.
haydi, oturmaya mı geldik?
bu arada üretilen eser şudur. kavonazda biriktirilmiş burun kiri ve gene kavanozda biriktirilmiş kulak kiri.
kavram anlam tarih..
Efendim kavram ve anlamlari tarih icersinde degisirler. Gunumuz sanat, sanatci anlamiyla 14. yuzyildakinin arasinda daglar kadar fark var. AA ben birsey yaptim krala gostereyim diyemiyorsunuz. O zamanin sanatcisi astronomi sik sok bilen kisiler. Simdi her eline digicam alan fotografci her reason ableton kurulan oda studyo oluyor. Sorun deigl zaten olmasi gereken bu.
hee simdi toplum isine siz biz teba olarak pek konusmaya hakkimiz yok sanat dallari ile ilgilenme izni bize 19. yuzyildan sonra verildi. ondan once budun guzel yerini dukler kontlar kraliyet ailesi yerlerdi. halk icinse dandik hokkabazlar sov yapiyordu. onsundur ki sanatin toplum yararina pek yarari izleyici olarak yoktur. sanat yapmak icin tutusan her bireyin kendisini, onune gelen her konuda gelistirmesi ancak toplumsal bir hareket olur. Buda sizin benim herkesin evinin studyo olmasi oluyor. gibi gibi gibi cok aciklayci olmadi ama neyse:)
...manage your own kaos...
sanat mı?
hangi sanattan bahsediyoruz acaba? Bugün podyumlardan tv dizilerine, hop ordan sahnelere birdirbir oynar gibi atlayan şahsiyetlere de sanatçı deniyor. Vallahi onlar kendileri için yapıyorlar ne yaparlarsa ne sanat için, ne toplum için...Kapitalizmin ürünü olan para kazanma hırsı, reyting kaygısı modernizmin gereğiymiş gibi gösteriliyor sanatı çürütüyor. Sorgulamayan, ne verilirse onu alan bir kitle yaratılıyor. İnsanlar günler boyu televizyon ve bilgisayarlarının başından kalkmıyor, ilgisizlik yüzünden tiyatrolar kapatılıyor yerine alışveriş merkezleri açılıyor.Sanat hepimiz için arkadaşlar yardım edin elden gidiyor...
eh yanii
Herşeyin (.okunu) çıkarıyosunuz valla.. siz kim sanat hakkında yorum yapmak kim!! bilinki siz beğenesiniz diye yapılmıyor bu işler.. gerisine bence burnunuzu bile sokmayın...ööff öfff ..
asıl sen kimsin?
akıllı ol, aklını alırlar yeminle. hadi yavrum.. hadi gülüm. güle güle.
bugün s.u. için ne yaptın?
mektup
atar kendileri... evet.
ama ben
çok alındım elemanın söylediklerinden.
hemen şuracıkta sanat için soyunacağım.
anca rahatlarım.
nothing'e...
ben de sallıyorum..
....
Dünya ahiret kardeşimsin, öpeceğim dur :)
offf
bu konu her daim burada olacak evet, tartışmalar tartışmalar, tukaka deniliyorsa demekki ondan daha iyi olduğunu düşünüyor,belkide hiç ölmeyeceğini, bırakın efendim herkes bildiğini yapsın ama bildiğini okumasın....
nacizane fikrim; kendim
nacizane fikrim; kendim için sanattır. sonra bunu toplum alır kabullenir ona da eyvallah derim. bence gözlem ve deneyimlerin dışavurumudur, hangi dalda hangi enstrümanlarla, ne şekilde ve hangi zamanda yapıldığı önemsizdir.
kafayı duvara vurmaya başlamadan, dışavurmak iyidir.
hımmm
evet sanki siz,ziyaretçi olarak kalırsanız daha iyi olacak, tartışmak sanattır en az konuşmak kadar, rahat olun artık nothing şimdi,ağzınız akıyordu , sakinleee nothing
herkes bildiğini yapsın ama bildiğini okumasın
...
ben yorum yapmayacağım kızıyorlar sonra ?!
bilgim yok ben basın-yayın öğrencisiyim..(atılmazsam)
anlamam sanat'tan..
emek harcanan herşey sanattır..yada ben yanlış biliyorum..
bizim bölüme hem bazarız hem yayarız derlerdi..:P ne alakaysa söyledim işte içimde kalmadı :)
madde için derim. ama
madde için derim. ama karışır. sesin kütlesi var mıdır. duygular kimyasaldır. kafalar yaşanır.
sanat
sanatçının kendini tatmin etmesi bir nevi mastürbasyonudur.
geyik-ül havadis
bu benim en sevdiğim geyiktir. deneyin. bi drup ortamında muhabbet tıkanırsa hemen bu soruyu sorun ve gelen cevabın tam tersini savunun bi süre. sonra çeklin. millet birbirini yisin.
geyik tabi.
ama mutlaka benim gibi bi sazan atlar...
sanat kesinlikle
üstün zümre için yapılmalıdır.
Bu
fikrinde katıldığım tek yön "Üstün Zümre"nin yorum yapabilecek donanıma ulaşabilecek tek zümre olabilmesidir. olanaklar onları üstünleştiriyor, gerek maddi üstünlükler, gerekse ulvi üstünlükler.
Bununla birlikte sanatın üstünleştirici etkisi kullanılarak herkes "Üstün Zümre" düzeyine taşınabilir; savunduğum bir nokta da bu. çünkü sanatın aktarıcı ve etkileyici bir gücü var, ve bu etki bir bilinç altından çıkma olduğu için hazlara ve duygulara etki etmekte. Yani zorlamacı değil. Bu sebeple de sanata "maruz kalmış" kişi, zorlanmayla değil kendi seçimiyle etkilenmekte, dutyguları ve düşünceleri birtür terbiyeden geçmekte. Beyninin farklı kıvrımlarında bilmediği uyarımlar yaşamakta.
Çok da katı olmamak lazım...
"-Bu adama laf anlatmaya uğraşma, adam 'Arian' takılıyor
-Ben de bir yerde Arian'ım, ama benim bakış açım asimülasyon içeriyor, izolasyon değil. Eğer bir güce sahipsem ve bu gücü kullanabiliyorsam, paylaşırım, altta kalanın canını çıkartmaktansa, altta kalanı yukarı çeker ve kendime katarım.
-Peki yozlaşmayı getirmeyecek mi sanıyorsun senin bu 'sözde' hümanist mantığının?...
-Yozlaşma önünde sonunda olacak, önemli olan yozlaşmaya hazırlıklı ve onu göğüsleyebilecek bir topluluk yaratmak. Aksi taktirde mükemmel ve yalnız olarak kalırsın ortada...
-Çok idealist bakıyorsun...
-Umutlu bakıyorum desek daha doğru olacak..."
kastettiğimi doğru yorumlamışsınız sn. carpe noctem
ben tam olarak sanatı üretebilecek kapasitenin sadece seçkin zümre tarafından üretildiğini düşünüyorum.
sanat kavramı benim nazarımda(tarkan,athena, ibrahim tatlıses sezen aksu,ahmet altan,müslüm gürses, duman,gibileri değil bunlar halkın starları bırakalım eğlensinler eğlendirsinler) çok daha farklı bir kavram ve üretenin sayısı çok daha az, keza kültür(sözlük anlamı itibariyle yediğimiz içtiğimizden tutun da yaşayış tarzımız da giriyor lakin kastettiğim kesinlikle bu değil tıpkı entellektüel birikim olmadığı gibi) üreten zümrede sayıca çok azınlıkta..
Nietzsche, Schopenhauer, Kant ,Freud, Bach,Mozart,Jung,Wagner,çıkmıyor malesef ülkemizde hatta yüzyılda benim hatırladığım evrensel kültür üreten pek yok.
neden bizde faust çıkmıyor.. sanat budur işte
saydığım felsefecilerse o kadar farklı bir boyut geliştirmişlerdir ki dallarında yaptıkları iş sanattır..
Bunlarla yetişmeyen bir nesilin kanımca evrensel sanat yapmaları mümkün değildir..
asimilasyon konusuna gelince
neden elinde kullanılabileceğimiz işlerimizi yaptırabileceğimiz insanlar varken onları yok edelim. Zaten hangi sistemde olursa olsun zayıflar gelir ve hayat standartlarının dibine değil miler? Bu zaten olan kavram yok edeceğime ayak işlerimi yaptırırım daha iyi..
saygılar
switch
Kullanım
tüketimin ilk aşamasıdır. Sanatta bunca yıldır eğitimini aldığımdan dolayı öğrendiğim şeylerden biri de eğer bir esinlenme sonucunda birşey üreteceksen, malzemeni doğru belirlemelisin ya da eğer malzemen yoksa yaratmalısın.
Zayıf olarak gördüklerimizi araçlaştırmaktansa potansiyellerinin belirleyip, ayrıcalıklarıyla önplana çıkarmak gerekir. Çünkü zayıf insan hayalleri olan bir insandır, güçlenmiş bir insan ise potansiyellerini belirlemiş insandır. Yani ikisinin ortasını belirleyip, paylaşımı güçlendirmeliyiz.
Ayrıca bu sayfada belirtilen "7 sanat vardır" tanımına da dibine kadar karşıyım.Sınırları kabullenmek yokoluşun ilk aşamasıdır... Van Gogh odasını çizerken cetvelden pergelden gönyeden faydalansaydı, ya da renkleri gerçek renkleriyle belirleseydi o Van Gogh'un dehası olabilir miydi?.
İnşallah sıra 10. 12. sanatlara gelir de "birzamanlar sanat 7 dal olarak kabul ediirmiş" denilebilir.
Bildiğimiz kadarıyla yetinmeyelim, bilginin gelişimi biraz da sınırları aşmakla alakalıdır... Hele ki bahsedilen şey sanatsa, sınırlı düşüncenin, Milo Venüsü'ne çarşaf giydirmekten farkı yoktur.
"-Sanırım biraz yanlış anlaşıldık hm?...
-Benim üzüldüğüm, sınırları aşması gereken bir yaş düzeyi insanların bazen korkutucu derecede tutucu kalmaları, esneklik bir kusur değil bir ayrıcalıktır...
-Esneklik bir hediyedir, çünkü kimsenin yapamadıklarını yapmayı ya da enazından yapadıklarını hayaledebilmeyi sağlar...
-Esnekliğin en büyük engeli önyargı ve sabitfikirliliktir, lütfen çok yönlü düşünmeye fırsat verin...
-Evet lütfen..."
zaten
zayıf olanlar toplumda prestijli olmayan talep görmeyen işlere yönelip kendilerini bu alanlarda geliştiriyorlar.Üstünlerde onlara olanak sağlıyor çünkü zeka gücünü kullanmak için diğerlerini kullanmak zorunda .. Doğanın kanunu bu.Bende bunu savunuyorum bir noktada..
sanat kavramında aynen katılıyorum size zaten üstteki konuşmada biraz buna atıfta bulundum..
Lakin esneklik derken çok üstü kapalı olmuş bunu tam çözemedim.
Esneklik
olarak kastettiğim, mevcut olanı kabullenmekle yetinmeden, ama her önümüze koyulanı da löplemeden, özenle, anlamlı bir şekilde ilerlemektir.
Mevcut dallarla sanat tamamlanmıştır diye düşünmeden, üretici ruhu kaybetmeden, hayalgücünden ödün vermeden ilerlemek...
Ahlakı bir zincir değil, satenden bir kuşak olarak görmek, mantığı bir hapishane değil bir kütüphane gibi kullanmak, fikirleri birer mermi gibi değil birer tohum gibi görmek...
Topluma karşı sorumluluğu unutmadan, ama elden geldiğince özgün, olabildiğince bireysel içdünyanın kapılarını açaraktan sanat yapmak...
Esnek olmak, sabit düşüncelerin mahkumiyetinden arınmış olmak anlamında...
"-Biraz düşünmelerine fırsat tanı...
-Evet evet, kaptırmışım farkettim..."
...
"halkın starları bırakalım eğlensinler" ?
biz neyiz? hee eğerki "ben asil takımdanım" diyorsak orası ayrı?
sanatın; sadece üstün zümre tarafından yapılacağını söylemişsiniz. van gogh sanatını yoksulluk içinde icra etmiştir.. ayrıca; herhangi bir fakülte veya seçkin bir okul mezunu değildir..
"zayıf olanlar toplumda prestijli olmayan talep görmeyen işlere yönelip kendilerini bu alanlarda geliştiriyorlar.Üstünlerde onlara olanak sağlıyor çünkü zeka gücünü kullanmak için diğerlerini kullanmak zorunda .. "
zayıf insan? üstün insan?
bu ayrımı; neyi ölçüt alarak yaptınız anlamış değilim?
van gogh
üstün zümredendi.. yani ordaki üstünlük sosyete değil eredicator karıştırmışsızız:))
van gogh üstün doğmuştur..
tıpkı nietzsche ve wagner gibi...bu sonradan kazanılmaz..
...
o vakit; anladığım kadarıyla üstün zümre tanımınız: "yetenekli zeki çevik ve ahlaklı insanlar."
zayıf olanlar toplumda prestijli olmayan talep görmeyen işlere yönelip kendilerini bu alanlarda geliştiriyorlar.Üstünlerde onlara olanak sağlıyor çünkü zeka gücünü kullanmak için diğerlerini kullanmak zorunda .. " ancak, burada pek katılmıyorum. nice yetenekli, zeki, çevik ve ahlaklı insan; açlıktan ölmemek için; 'prestijli olmayan talep görmeyen işlere' yönelebiliyor..
demek ki yeterince zeki deÄŸillermiÅŸ
bırakalım o işlere yönelip elensinler.Hayat böyle malesef güçlü olacaklardı üretilmeyeni üreteceklerdi farklı birşey sunacaklardı.Yapamadılarsa üzülmeye değmez değil mi:)
zekiler herzaman ayakta kalırlar. kural bu iyi oynayan kazansın..
KiÅŸinin
fikrini, ruhunu, mesajını, tepkisini beğenisini yeteneğiyle yoğurup bir yöntemle uyguladığı herşey sanata girer. Sanat politik olabilir, sanat komik olabilir, sanat erotik olabilir, sanat pornografik olabilir, sanat sadece sanat olup anlamsız da kalabilir.
Amaç sadece aktarımdır.
Porn-Art'a gelirsek, tabii ki kesinlikle ticari bir yanı olduğunu kabul etmek gerekir, sonuçta insanların ilkel beğenilerinden prim yapmak avantajı var. Bununla birlikte evcilleşmiş ve ilkel benliklerini geriye atmış zihinler ise yüzeyden tepkili yaklaşıp, içten içe bu tarz bir sanatın esiridirler. Çünkü kimse sekse karşı çıkamaz, doğaya aykırıdır, sekse en karşı çıkan insan bile sadece doğru yöntemi bulamadığından karşıdır.
"-Şahane nutuktu da, sanatın sanat amaçlı olup olmadığıyla ilgili kısma değinen birşey göremedik?...
-Açıklama orada var uyuzcuğum, Sanat aktarımdır. Sanat aktarımını sanata yönelik de yapabilir, bir kitleye yönelik de. Zaten bu sebeple sanat evrenseldir, sınırı yoktur.
-Sınırı nasıl olmaz?...Kısıtlamalar var. Sansür var. Denetim var.
-Sansürün amacı engellenmeye çalışanın topluma ulaşmamasını sağlamak değil mi?...
-Tabii ki de, sansürün amacı bu...
-Peki o halde sen nasıl oluyor da bütün erotik ve pronografik filmlerin en sansürsüz hallerini izleyebiliyorsun?. İnternet sayesinde mi?...Peki internette bu filmlerin varolmasını sağlayan güç ne?. Gerçeğin herkesce bilinmesine önem veren insanların cabaları değil mi?...
-Bu açıdan bakmamıştım...
-Aslında herşey sınırsızdır, ama sınırı aşmanın yöntemini bulmaya bakar. Pornografi sektörü böyle bir sınır aşımının sonucudur mesela...
-Bunu biraz düşünmem lazım, öncelikle de haklı olma gerçeğini hazmetmem gerek..."
sanat,
yedi daldan ibarettir(edebiyat, müzik, resim, heykel, tiyatro, dans ve yedinci sanat olarak sinema), onun dışında sanat diye adlandırılan hiçbir şey sanat değildir. porno sanattır deniyor, porno, filme çekilirse sanat olur, çünkü sinemaya girer ama kavram olarak tek başına "porno" sanat değildir. göze, kalbe, çüke hitap eden her şey sanat ise tatlıcı tombak dallamasının dediği gibi, tatlı da sanattır o zaman.
sanatın tanımını soracak olursanız da sözü hegel'e bırakırım:
"sanat, insan aklının ürünüdür. kendisine doganın taklidinden başka amaç bulmalıdır"
doğru söze ne denir?
sadece
sadece egolarımızın tatmini içindir. yoksa neden yaptığımız sanatyal çalışmaları başkalarıyla paylaşırız ki... beğenilmek... iyi olmak... kendini kanıtlamak... sonsuza ulaşmak... ölümnsüz olmak... sahip olmak ya da olunmak... bir sürü ama sadece kendimiz için.
...
Sanat denilen şey kelimelerin yetmediği yedere kullanılan bir iletişim şeklidir bence.Aktarım amacını güden her şey sanat olarak nitelendirilebilir.
..
varolmak diye bir şey vardır. nefes almak ya da..bu bedenin dışında bir şeylerde.. belki "kalıcı" bir şey ırakmak. belki de evrenin boşluğuna katılmak..
ben yazdım oldu
sanat ilk önce kendimiz
sanat ilk önce kendimiz içindir..kendi ürettiğimiz şey ne olursa olsun onu beğenmeliyiz..bu bir şarkı bir mobilya her ne ise onu sevmeliyiz..sonra insanlara sunmalıyız..sanat içinde bir ticari kaygı olmamalı..onu sadece sevilecek birşey olduğu, ihtiyacı duyulan bir şey olduğu için yapmalıyız..
sanat diye
sanat diye birsey yoktur kanat diye birsey vardir ben kanatçiyim her pazar denize karsi :D