

1975 – Moskova Satranç Turnuvası sırasında, turnuvaya katılan satranççılar üzerinde Profesör Djakov, Petrowsky ve Rudik psikoteknik bir araştırma yapmışlar, satranç oyuncularının aşağıdaki özellikler nedeniyle başarılı olduklarını saptamışlardır.
1- İyi sağlık durumu
2- Kuvvetli sinirler
3- Kendine hakim olmak
4- Dikkatini sürekli ve düzenli bir şekilde kullanabilmek
5- Dinamik ilişkiler için yetenek
6- Ruhi ve zihni bakımdan huzurlu ve ölçülü olmak
7- Yüksek derecede zihni gelişme
8- Somut düşünce yeteneği
9- Objektif düşünme yeteneği
10- İyi bir satranç belleği
11- Birleştirici düşünce ve hayal gücü
12- Kombinezon yeteneÄŸi
13- İrade disiplini
14- Zihni sürati intikal
15- Kendine güvenmek (Özgüven)
bundan sonra
satranç benden sorulur... bu bilglerle sırtım yere gelmez. doggy'siydi, muff dive'ıydı hertürlü...
orgy'lerin
aranan adamıyım. lakin bu aralar telefonum kapalı borcunu ödeyemedim...
mesela
kafada bir kaç fanteziyi birden canlandırmak. İşlevleri o şekilde yürütmek falan?
bunun için bir lafım var aslında ama
etik deÄŸil...
etraflıca cevap vereyim; evet...
sonraki fantazilerimi hep önceden hesaplarım. sırf bunun için 26 kişilik bir ekibim var arge yapıyorlar, istatistik tutuyorlar.
minimum
enerji maksimum zevk gibi. Bir nevi optimizasyon.
adeta
matris...
tabi
onu kullanmadan işin içinden çıkılmaz.
bu konuda
seninle kapışırım. Gerçi sen hala bowling turnuvasına hazırlanıyorsun herhalde...
konuyu çıkaramadım ben
doggy? muff dive (bir dakka!)? satranç?
...
hans muller mi okuyorsunuz?
richard reti tavsiye ederim..
satranç mı dedi
birileri?
...
kapalı oyunların adamıyım..
kapalı
derken?
...
bir oyun tarzi.. feda, kombinezon ve konumsal taktiklerin tadını kapalı oyunlarımda alıyorum desem..
bir ara
oynayalım derim...
ama çok iyi bilmiyorum ona göre. :)
...
oynamak isterim..
olay bilmek veya bilmemek degil ki, kuralları biliyorsanız oyunu biliyorsunuz demektir
:)
deÄŸil mi?
:)
sevgili idem. de bilir çok hakim sayılmam oyuna...
4. yü bulsakta
king'e versek kendimizi...
ya satrançta
çok iyi olmak yerine ne bileyim çok iyi bir gitarist, şarkıcı, basketbolcu ya da aktör felan olmak daha eğlenceli bunlardan birini isterdim şahsen..
aktör en iyisi galiba, hepsini olabiliyosun
:)
ah bu ilkeler
satranç ve sekste başarının şartlarının ne denli birbirine benzediğini hatırlattı bana...
Reti iyi seviÅŸir miydi bilmem ama Alekhine'e kefilim.
böyle hatırlıyorum ama....
alekhine alkolikti...
bilinir ki ikisi bir arada olmuyor, ya sişedeki sarışın, (tercihen eski tekel ama o kalmadı şimdi ya neyse) ya da mini etekli olanı..
reti de kitap kurdu onun da bi numarası yok, şööle de bişi okumuştum......
1. dünya savaşında sanırım viyanada bir turnuva yapılyor, o zaman kim varsa katılıyo işte ama Capa gelemiyo savaş var diye, neyse efendim alekhine tek kalıyo...
Reti ve Spielman da geliyorlar, bunlar kanka diye aynı odayı veriyorlar bunlara.. ilk maç da ikisi arasında..
Spielman alıyo maçı, neyse dostluk başka spor başka.. fakat turnuvanın geri kalanında Spielman kendini içkiye ve hatunlara veriyo, tabii maçlarda Sergen misali yerlerde..
Reti de inadına diğer maçları kazanıyor, tabii sitem ediyo elemana...
Spielman da pardon diyor ama son maçı kalmış
o da alehkine ile... Reti ise diğer tüm maçları almış alekhine ile de berabere sanırım atmıyım şimdi....
neyse lafı uzatmıyım tüm diğer masalarda maçlar bitiyor ama bunların masasında olay uzuyor.
Sonuç 64 hamlelik çok uzun maç Spielman yeniyor galiba ama alekhine o kadar kızmış ki camı çerçeveyi indirmiş felan...
Capa olsaydı centilmence kutlardı herhalde
:)
doÄŸrudur
çirkeftir bizim yakışıklı Alex. Benim atfım da nitelikten ziyade niceliğeydi zaten. Skorerdir büyükusta. Çok eril olmuş ilerlememiz onu farkettim.
Şimdi judith Polgar'ı araştırıyorum. Satrançta-sekste başarının cisler arası ayrıma katkısı olup olmadığını deneyimleyeceğim.
...
yamulmuyorsam alekhine votkaya düşkündür ve her maçından önce bir kadeh içer.. katıldıgı bir turnuvada kedisi alekhine'in ozel votkasını döker ve hepsini içer (alkolik bir kedisi olması dogal) sonra alekhine'e sert rus votkasi ikram edilir ve sarhoş oldugu için turnuvayı kör kütük sarhoş tamamlar ama yine de ünvanını kaptırmaz, ölene dek dünya şampiyonlugu ünvanını korumayı başarmıştır..
capablanca'yı da ülser etmiştir :)
Capa'dan
ünvanını aldığı seri esnasında 24 dişini çektirerek yeni bir seriye imza atmıştır.
Bu arada maddelere Lasker'den birkaç tane ekleyesim geldi. daha doğrusu bir maddenin şerhi olacak bunlar.
Rakibinizi güneşe karşı oturtun, mutlak tütün tüketin ve dumanını rakibinize üfleyin.
Şimdiki turnuvalarda bu mümkün değil tabi, seks esnasında da tavsiye etmem.
..
alekhine'in votka olayı rusya'da verdigi bir simultane sirasinda olmuş.. yenilgi almış, kendine gelince ne yaptı bilemem :)
ya
masayı kırmış ya kediyi vurmuş ya da 16*16'lık satranç tahtasını icat etmiştir.
Petrosyan seversiniz?
petrosian
çok defansif kaçıyor ama oyunlari iyidir, botwinnik severim, 1963 dunya şampiyonlugu 3. partide( petrosian-botwinnik, 0-1) parmak ısırtmıştır mükemmel oyunu ile..
Botvinnik
gerçek bir teorisyendir, bahsettiğiniz maç da en keyif alarak analiz ettiğim maçlardandır.
Bunca isim anmışken, Bobby'i de anmadan geçmeyeyim.
...
amerika'dan çıkan en buyuk deha..
sanırım su an icc kadrosunda
:)
Fili
sürdüm çoktan. Her türlü oynarım. Misal c3 forumunda duran gözlüklü kısrağa L çizdiriyorum. d5 forumuna bağlanan gizli tüneli geçiyoruz. Akıllı hasbayım ayakları yapan bir fil olacaktı h3 te. Dur onu feda edelim. Şimdi misyonere benzedi işte.
boÄŸmaca
peÅŸinde vajinismus azmindeyim.
ben sende tutuklu kaldım.
Tavla etkinlikleri
Nice er kişi çoban matına maruz, heceler aslen ece,
Tahtada gerçeği kaybedenlere hamaklı bilmece,
Go oynasın homo luden, olmadı binbir gece.
Her masal kendini açıklar,
Ancak içinden seçene
yaşam karşısında
gülmek, çok zaman düşünmekten daha erdemlidir.
...
bu cümleni okudugum anda zerrin özer ve diyojen'i kiyaslama çabasına girdim, sonuçsuz..
yaşam karşısında, düşünmek belki de deli, dahi veya filozof dedigimiz kişilerin işidir, gülmek ise güçlü oldugunu göstermek isteyenlerin..
düşünmeksizin gülmek ise ahmakların..
:)
"yaÅŸam
karşısında" anahtar söz grubu...
aslına bakarsanız tam da Diyojenin yaptığından bahsediyorum.
Pazarda kamış sıvazlamak gülmenin en iyi şekli olsa gerek.
...
ben de "düşünmeksizin gülmek" kelimelerini kullanmıştım o nedenle
yaşam karşısında yapılabilecek en güzel mizah, en güzel hareket ve tanrıya verilebilecek en güzel ayar degil midir bir fıçının içinde yaşamak?
:)
o halde
homo ludenler için F*h7! diyorum efendim.
:)
belki de Qxf7 ile basit yoldan da sonuca gidebiliriz, karşımızdaki o kadar kapsamlı düşünüyor mu dersiniz?
sadece izledigini düşünün, ilk hamleyi yapıyoruz ve boş bir koltuga karşı kendi oyunumuzu oynuyoruz dünya ekseninde dönerek, bayrak düşene kadar biz bize.. kendimize karşı oynarken kendimize yenilebilir miyiz sorusunu da gelin saklayalım bir sonraki güneş tutulmasına :)
Fxh7++
yazışmalı
turnuva mı yapsak?
...
seve seve kabul ederim
:)
Yaşam karşısında
Eyvallah kardeÅŸim.
mmmmmmm
8. madde sanırım 'soyut' olacak .........
16
Bilgi ve tecrube.
oynarken
plastikman dinlemeyin...
ne
dinleyelim?