

hayatınız boyunca okuyorsunuz ve okuyorsunuz.. okulunuzdaki başarınızdan bahsetmiyorum ama eninde sonunda okulu bitirmeyi ve iş hayatına atılmayı kafanıza koymuşsunuz.. kendi paranızı kazanacaksınız, kimseye hesap vermeden yiyeceksiniz falan filan..
2003 yılında sevgiliniz, öylesine açılan bir evlilik muhabbeti sonunda hayır çalışmicaksın sen diyor.. kaale almıyorsunuz nasılsa büyür diye..
11 temmuz 2006 günü sevgiliniz, istersen çalış diyor ve size şartlarını sunuyor.. öyle şartlar ki bunlar, evliliği adeta bir kontrata dönüştürüyor. sinir oluyorsunuz. önemli olan insanın bir işe yaraması diyorsunuz, işe yaramak önemli bir ego tatminidir..
o zaman bir cafe açarız sana diyor.. ve fıy, sıyrılıyor işin içinden..
size bir soğuma geliyor, gelecek planlarını yaptığım adam bu mu diyorsunuz?
sonra mesaj atıyor, demek ideallerin daha ön planda ama boşver, önemli değil, nasılsa çok para kazanamadığını görünce çalışmamayı tercih edeceksin, insan çook para kazandığı işten tatmin olur, sen çok fazla ally mcbeal izlemişsin diyor diyor..
napardınız?
akıl almak için sormuyorum, ben ne yapacağıma karar verdim.. onun şartlarına göre mi oynardınız oyunu yoksa kendi yolunuzda mı ilerlerdiniz?
iliÅŸki iki kiÅŸinin
ilişki iki kişinin hayatını kendince yaşaması ve gelecekte kesişiyorsa evliliğe dönüşmesidir bence. Bu durumda ben kendi yolumda giderdim.
insan
ideallerini gerçekleştiremedikten sonra niye yaşasın ki? kesinlikle"vermiş oldugun karardan" şaşma derim..
ben
akıl istemiyorum arkadaşlar, siz napardınız diye soruyorum :)
o okul
bittiğinde tartışın bu konuları; zira o dönemlerde dünya şimdikinden çok daha farklı olacak.
pet ÅŸop.
nasıl
bir dünya olacak?
arabalar
havada ilerleyecek, dünya'nın mars'da ve satürn'ün aylarında üsleri olacak, ortadoğu üç farklı bölgeye ayrılacak ve herbirinin yerel yönetemi b.m. tarafından atanacak. mikrodalga fırınların yerini soğuk füzyon ile çalışan küçük mikrokapsüller alacak. insanlar iletişim için yalnızca kendi biyoenerjilerini kullanacaklar ve teleportasyon bir turizm aracı olarak kullanılmaya başlanacak. okuldan mezun olduğunda seni bunlar bekliyor yani.
pet ÅŸop.
...
3 boyutlu sanal seksten haber ver?
ehm..
nasılsa beraber mezun olcaz. sen yol gösterirsin bana. içim rahat.
>>>
benim bildiğim serena oyunu kendi kartlarına göre oynar...
sen
serena'yı doğru biliyorsun beybi :)
ama serena ne yardan geçer ne serden. hehe. öyle ya da böyle serena'ya destek olunacak!
>>>
hep destek tam destek, sert kal taviz verme beybi :)
yok
canım akıl vermek ne haddimize..ben dedigimi yapardım yani= )
..ideallerimden vazgecmezdim
En büyük hatalardan biri
En büyük hatalardan biri çiftlerden birinin eşininin karakterini değiştireceğini sanmasıdır. Bir insanın ailesi neyse kendi de eninde sonunda ona benzer, geçici olarak değişik görünebilir ama bir zaman sonra yine babasının/anasının yolunu tutar.
Ilişkilerde geleceği görmek istiyorsanız, birlikte olduğunuz insanın ailesini çok çok iyi inceleyin, eğer uymuyorsa "hadi bana eyvallah" deyip yolunuza gidin.
Geçen gün benzer bir durum için Pakize Suda'nın çok güzel yazısını okudum. Siz de bir okuyun.
öncelikle
sizin bu araştırmacı kimliğinizi çok takdir ediyorum bunu belirtmek isterim, teşekkür ederim..
sonra derim ki; ailelerimiz arasında kültür farkı yok. sadece benim ailemin bana bırakacağı bir fabrikası yok, onlar daha fazla tıbba yönelmiş insanlar ve rütbeleri ne yazık ki babadan oğula geçmiyor. erkek arkadaşımın durumu ise çok farklı.. ona babadan geçecek çok şey var. ve ailesinin kültürü de eğitimi de en az benimkiler kadar iyi..
demem o ki; böyle bi duruma düşmem, bundan çok eminim. zaten kendisi de çalışmamla ilgili bir şey söyleyemez, söylemiyor da. bu yaşta evliliği de düşünmüyorum, bu sadece bir sohbet esnasında yaşanan bir muhabbetti. ama destek görmek isterdim sadece, buna takılmıştı aklım.
bir insanın çalışıp kendi parasını çalışması bir ideal olmamalı, olması gereken şey olmalı. bunun, ki sadece o değil bir çok insan tarafından, ideal olarak görünmesi garip geldi bana sanırım.
Maalesef Türkiye'de
Maalesef Türkiye'de erkekler tarafından evlilik öncesi verilen sözler genellikle evlendikten sonra (yani tapusu alınınca) unutuluyor.
Kadınların evlendikten sonra nasıl bir hayat yaşayacaklarının sırrı erkek tarafının ailesinde gizlidir. Çok çok iyi inceleyin ve inceletin.
Eğer uymayan şeyler varsa ya baştan olacakları kabul edin, ya da yol yakınken vazgeçin. Ama sakın ola sonra değiştiririm demeyin, aman ha!!
ailesi
aileme çok uygun gerçekten. bu açıdan herhangi bir sıkıntım yok, olmaz da eminim.
değişmesini istediğim herhangi bir konu da yok, gayet memnunum kendisinden. bir tek bu konu biraz sapa kaldı, destek göremediğim için.. ailesi içinde böyle düşünen insanların olmadığını da biliyorum, duysalar onun böyle düşündüğünü şaşırırlar zaten..
zaten çok var daha o zamanlara..
Ceker giderim, calismama
Ceker giderim, calismama karismak ne demekmis?
basit
bakmayın. ne demek çeker giderim? bu kadar kolay olmamalı çekip gitmek..
Yahu, ben okumak icin ne
Yahu, ben okumak icin ne acilar cekiyorum burada, haftada kac saat calisiyorum, surunuyorum sirf okuyayim diye, ailem benimle gurur duysun, kendi ayaklarim uzerinde durabileyim, ideallerimi gerceklestireyim diye. Siz ne demek ceker giderim, diyorsunuz bana. Basbayagi ceker giderim, o zihniyette bir insanla o ana kadar gecirdigim her dakika icin uzulurum.
eh
zaten böyle düşünürseniz, karşıt olduğunuz ilk ve tek fikirde bu kadar rahat fire verebilirseniz, çok rahat çeker gidersiniz, haklısınız.
Ilk ve tek fikre bakin:
Ilk ve tek fikre bakin: istediklerimi elde etmek icin cok calisayim, resit olmadan ruyamda goremeyecegim paralari biriktirmek zorunda kalayim, aileme yuk olmamak icin cirpinip durayim ve ac gezeyim... sonra da asik oldugum adam gelsin bana calismayacaksin desin, evet ceker giderim ama aglayarak. Neye aglayarak? Sunu dusunerek:"Ulan benim gibi idealist bir kiz, nasil olmus da bu bos kafali, beni hic tanimayan insana(zira monologuen demek ders calismak ve onun disinda 4 ayri iste calismak demek) asik olmus?" aglarim, yani ben kendime aglarim, ben basarisiz olunca da kendime agliyorum, benim seceneklerim bol degil.
E ama Serena Hanim'cigim,
E ama Serena Hanim'cigim, siz olsaydiniz diyorsunuz, benim hayatim boyle bir hayat, nasil olur da cekip gitmem? Ben tek "ben" degilim ki, kendimden vazgecsem sorumluluklarimdan vazgecemem.
ben
anlatamıyorum :)
kimse size çalışmayın demiyor sevgili monologuen.. kimse size karışmıyor, karışamaz da, bunu biliyor.
sadece söz konusu olan paraysa, ben para kazancam zaten, sen çalışmasan da olur diyor..
ama ben de söz konusu olanın para olmadığını anlatmaya çalışıyorum..
oldu mu ÅŸimdi:)
yani tabi ki çalışmicaksın, evde oturcaksın gibi bir tepkiyle karşılaşsaydım, ben de çekip giderdim..
hayatı
seninle paylaşmayacak ,senin zevklerine ortak olmayacak insanla olmamak lazım.
kendisi
bunların hepsini yapıyor, yanlış anlamayın lütfen. ben akıl istemiyorum :)
Hah...
Herkesin haddini bilmesi üzerine çok demeç verildi bu güne kadar... En azından herkes hayatında bir kere vermiştir bu tür demeçler... Neyse, sorun şu ki; eğer başıma böyle bir olay gelseydi ve "Nasıl olsa ... olacak, dönüp dolaşıp dediğime geleceksin." benzeri cümleler kuruyor olsaydı onu uyarır, devam ederse rencide eder, durmak bilmezse kendisine yol verir, kendi yolumu çizdiysem zaten ona b.k yemek düşeceği için aşkını da arkasındaki foseptik çukuruna gömmesini temenni eden demeçlerle gidişini kutlardım diye düşünmekteyim.
yok
canım, o kadar da değil.. durmasını bilir kendisi. bilmese n'olur ki beybi? beni bilmez misin sen?
~~~
Gözünü oyarsın?
öyle adamın
alnını karışlarım?
aman
yakın zamanda karışlama..
anladın sen.
karşılaşırsam
iki çift lafım olur?
yok daha neler..
karşılaşırsan
selam söyle.. öpüyorum onu.
belkide
optimum bi nokta bulunabilir..
..yada bulunmalıdır
nasıl
bir yol olur o?
..
çocuktan ayrılırdım. kendine köle bulsun.
haydaa
adam bana köle ol demedi ki??
...
senin istediğin ne hayattan. ideallerin ne sırala. bakalım onun istedikleri ile senin istediklerin uyuyor mu? ona göre karar ver? misal o senden ne bekliyor? sen hayattan ne bekliyorsun? evlilik senin elini kolunu bağlamalı mı?
çok
yanlış noktadan görüyorsun. anlaşamadığımız tek konu bu diyorum. hatta bunda da anlaşıyoruz ama bakış açılarımız farklı olduğu için destek olmuyor diyorum. ama nolursa olsun bana karışmıyor diyorum.. anlatabiliyor muyum beyb?
...
iyi evlen o zaman. nasıl olsa evlenince hayat değişicek. çocuk sorumluluğu falan filan. şimdiden tebrikler...
yahu
ben evlenicem demiyorum ki..
makbercim, benim ne çevremdeki erkekler, ne de sevgilim senin bildiğin erkeklere benzemiyor ne yazık ki. gereksiz cephe alma rica edicem. teşekkür ederim.
...
yanlış anladın ama olsun. cephe almadım.
ben
bu anlattığın olayın biraz daha farklısını yaşıyorum. evlendiğim zaman iyi bir işim vardı. 3 yıl boyunca gayet güzel çalışıp, yaşadım. sonra ilk kızım oldu. bir süre ara verip kızımı büyütmeye karar verdi(k)m. kızım anaokuluna gidecek yaşa geldiğinde çalışmayı düşünüyordum. ama eşim şiddetle karşı çıktı, daha ana kuzusu 3 yaşındaki çocuk nasıl terkedilir diyerek. hadi 5 olsun bari dedi. 5 yaşına geldiği zamanda ikincisi doğdu. şimdi bu 3 yaşına geldiğinde hiçbir şeyi dinlemeden çalışmak istiyorum.
ben de
çocuğum olursa kendim büyütmek isterim.. hiçbir şey anne sevgisi, anne şefkati ve anne eğitimi kadar yararlı olamaz.. o çok ayrı bir olay bence. ama tabii ki çocuk büyüdükten sonra çalışmak isterdim..
-
bunların bende farkındayım. çocuklarım benim herşeyim. ama evde oturmak korkunç birşey, 6 yıldır sadece çocuklarını büyüten biri olarak bunu söylemek istedim.
zor
olmalı haklısınız.. çocuklarınız sizin için dünyalara bedel de olsa, birşeyler üretmek varken üretememek kötü birşey.. ama annelik çok kutsal bir olgu. küçük defne büyüdüğünde inşallah çalışırsınız :)
-
inÅŸallah.
...
yarın olsun hayır olsun derim ben.
onun
bu tezini çürüterekten..
"nasılsa çok para kazanamadığını görünce çalışmamayı tercih edeceksin, insan çook para kazandığı işten tatmin olur, sen çok fazla ally mcbeal izlemişsin"
ben olsam..
onun şartlarına göre; kendi yolumda ilerlerdim?
haha
nasıl olacak o iş?