aslında bağlamak bizim için kökü eskiye dayanan bir gelenektir. işte o eski dönemlerde, istanbul'a giriş çıkış kısmen kontrol altındaydı. şehrin kapıları lonca mensubu kolluk kuvvetleri tarafından tutulmuştu ve buraya, lonca'ya veya başka bir esnaf örgütüne bağlı bulunmayanlar giremiyordu. (bu istanbul'a vize konusu bir ara gündeme gelmişti sanki?)
şehre girebilenler kendilerine serbest diyordu. ser-best; yani başı bağlı. serbestler sosyal örgütlülerdi bir anlamda. yani bir oluşuma bağlı bulunuyorlardı. bu aidiyet istanbul'a giriş izinleriydi. girip çıkmakta özgürlerdi, serbestlerdi.
bu bilgiler ışığında sorumuza dönelim; sevdiceğimizi neden bağlarız?
o da sebest olsun, o da giriş ve çıkışlardan kolaylıkla yararlansın diye.
=)
çözülmesin diye
çıldırdığımızda
piskopata bağlarız ama neden?
piskopata bağlamıştım hatırlamyorum
biri
seri imalat forum açanları bağlasa asıl pek makbule geçerdi.
>>>
ben şahsen bir temiz dövüyorum sonra da peşimden gelmesin diye bağlıyorum.
kırbaçla
dövdüğün söyleniyor.
>>>
önce tekme-tokat dalar sonra kırbaçlarım.
sörf
yapmak için...
...
sana nee
bileklerin
mor?
...
sana neee
sadoyuz..
bağlarız..
Ali Kırca
bu konuda önemli bilgiler sunuyor bizlere.. Bağlamalıyız ki karşılık vermesin, ağız tadı ile tokatlayalım.?
-
hakimiyet altına almak ? denizci düğümü bile atarım icabında :)
+1
:o
ne güzel dedin.
takıntılı milletiz biz
bağlarız..
Sevgilimizi kendimize bağlarız,
Uçkurumuzu bağlarız,
Doğurmamak için tüplerimizi bağlatırız,
Çuvalın ağzını bağlarız,
Saçlarımızı bağlarız,
vs..
Hiç bir şeyi serbest bırakmayız-kendince olsun-özgür kalsın.
Hep bir bağlama dürtüsü vardır..
bu yorumda
aradığım cevabı buldum?
ya da
bağlandığımızı sanarız...
yok biz kolay bağlanırız
bence.hemen kabulleniriz içinde bulunduğumuz durumu.
...
bu forumda ben de kendimi buldum
Sizi
şaşırarak izliyorum.
izliyorum ben de
neden ağlarız
neden bağlarız
neden yağlarız
neden
neden
neden
zira şaşkınım forumlara
normal
cümle kuracak kadar sinirlenmişsiniz?
...
aslında bağlamak bizim için kökü eskiye dayanan bir gelenektir. işte o eski dönemlerde, istanbul'a giriş çıkış kısmen kontrol altındaydı. şehrin kapıları lonca mensubu kolluk kuvvetleri tarafından tutulmuştu ve buraya, lonca'ya veya başka bir esnaf örgütüne bağlı bulunmayanlar giremiyordu. (bu istanbul'a vize konusu bir ara gündeme gelmişti sanki?)
şehre girebilenler kendilerine serbest diyordu. ser-best; yani başı bağlı. serbestler sosyal örgütlülerdi bir anlamda. yani bir oluşuma bağlı bulunuyorlardı. bu aidiyet istanbul'a giriş izinleriydi. girip çıkmakta özgürlerdi, serbestlerdi.
bu bilgiler ışığında sorumuza dönelim; sevdiceğimizi neden bağlarız?
o da sebest olsun, o da giriş ve çıkışlardan kolaylıkla yararlansın diye.
pet ÅŸop.
baÄŸlamak
için önce vodka almak lazım.
bağladım
şimdi de çözemiyorum.
çünkü
yeni tatlar, yepyeni heyecanlar?
neyi bağlıyoruz
ona göre
bağlamıyorum
serbest serbest dolaşıyor.
açık konuşalım
bağlamaz beni.. beni bağlamaz.. ufak hesaplar kitabıma sığmaz?
daha da önemlisi,
r.t.e konuştu az önce, "göndereceğiz" dedi.
kafam basmıyor* yeminle.
*: girsin...
bende dinliyorum
show tv'de..
-
Onun için pirinç karyola gerek yoksa hiçbir görselliği yok :P