

mizah kültürümüzün bayrak taşıyan ismidir kendisi. timur zamanında yaşadığı varsayılır. imamlık ve kadılık yapmıştır. gel gelelim kendisi ile ilgili fıkralarda görülmektedir ki, yaklaşık 400 senelik bir zaman diliminde türlü macera yaşamıştır. bu biraz garip olmasına karşın asıl şaşırtıcı olan, bu mizahi kişiliğin derdinin "mesaj" olmasıdır. günümüzde onun mizahına yakın olarak levent kırca, belki biraz nejat uygur gösterilebilir. ama bu saydıklarımdan hiçbiri imamlık yapmamış, eşeğe ters binmemiş veya ipe un sermemiştir. bu münasebetle nasrettin hoca yaşamaya devam etsin istiyorum. günümüz insanlarıyla da karşılaşsın, güncelliğini korusun ve günümüz için komik olmayan bir mizahı sürdürmeye devam etsin.
gençler hepinize ev ödevi olsun, buraya nasrettin hoca fıkraları yazın. ama kendiniz yazın, arak olmasın.
misal;
"nasrettin hoca ramazan ayında gölün kenarında oturmuş yoğurt yemektedir. oradan geçen biri sataşır hocaya; "hoca'm ayıp değil mi ramazan ramazan, oruç tutmuyor musun?" der.
ee hoca bu, yapıştırır cevabı; "ya tutarsam?"
gibi.
rte, nasrettin hoca ve sn. gül arasında geçen hardkor bir fıkra bekliyorum gençler..
ehm
gölün kenarında ayran içmekte olan nasrettin hoca o sırada büyük bir telaşla yanından geçmekte olan rte ve kankisi abdullah gül'ü görür. "hayrola gençler nereye böyle telaşlı telaşlı"
deyu soranda rte dönüp "hardkor fıkra seçmeleri var ona giderük" deyu cevap vermiştir. bunun üzerine nasrettin hoca "durun ben de geleyim, çok iyi hardkorum" demesine karşın rte "dur hoca nasrettin önce biz varalım sen üzerimize gelirsin" şeklinde hoca nasrettin i reply eder. yanıtla tuşunu kullanması hoca nasrettin'in içini gıcıklamıştır. olaylar gelişir.
...
nasrettin hoca'yı bir seks objesi gibi gösteren bu fıkrayı duvarıma asacağım.
pet ÅŸop.
bu fıkra
üzerine beni yanıtlaman pek hoş oldu.
pek hoÅŸ.
eÅŸek
seçmelerde kadraja giriyor.
rte
daha fazla fil almak için lübnan' a gitmenin iyi olduğunu düşünerek kankası ile birlikte hoca nasrettin' in karşına çıkar.
rte : ne dersin hoca nasrettin gidelim mi?
h.n : annan'ı* da al git burdan der.
*kofi
...
sn. gül bir gün bostancı üçel'de kokereç yiyormuş. rte gelmiş yanına "yi aslanım yi, ab'ye girince yasaklayacam bunları" demiş.
sn. gül'ün içi yanmış; bağırmış bankonun arkasına doğru; "hoca ayran çeek!"; Nasrettin hoca fırlamış ocağın arkasından; "çekeyim tosunum" demiş; "ayran, ayanı, ayrana, ayranda, ayrandan."
pet ÅŸop?
ahah
siprinter ahahaha kesikli gülüyorum olm.
...
nasrettin hoca gibi adamsın yeminle, hey yavrum benim.
pet şop kafası.
ciddi bir artikel sorunu yaşıyorum..
sn. gül'ü, kafasında kavuk petting yaparken düşünemiyorum. hoş, kavuksuz da düşünemiyorum.
pet ÅŸop.
yukarıdaki
ramazan ve yoğurtla ilgili fıkra arak olmasın?
arak tabi,
cenk-erdem kankolarınındır. fakat tırnak?
pet ÅŸop.
sonunda
bir tırnak daha kapamanız lazım
error verir mazallah...
...
endiÅŸeliyim.
pet ÅŸop.
Nusrettin hoca
çarşıya giderken çoluğa çocuğa; misket, ciklet, düdük, müdük almaktadır. Ceplerinde paraları olmayan rte ve gül hocaya yaklaşır ve sorar; hocam bize de düdük müdük alır mısın.? Hoca cevap verir; Parayı veren düdüğü de çalar, müdüğü de.. Neyse, rte ve gül boyunları bükük geri dönerken akıllarına imf gelir ve olaylar gelişir..
El, elin eşeğini nasıl hardkor yapar
diye yazacaktım, vazgeçtim. Daha iyisini yazacağına eminim tabi.
Tabi
çok güzel olmuş.
Alışacaksın
önce yavaş yavaş destek oluyorum.. Gözlerin daha fazla yaşarmasın diye..
Dostum
az önce gözlerimi yaşartıyorsun demedin mi.? Ne diye kelime oyunu yapıyorsun yani, nedir.? Bana bunlarla gelme rica ediyorum. Git babanın fabrikasında yağla kendini.. Hadi canım.
nasreddin hoca..
hayatı boyunca yaşadığı şansızlıklara karşı tepkilidir ve soluğu kaymakamlıkta alır.
...
Rte bir gün başbakanlığın kapısına "Cumaya gittim dönücem.." yazıp cumaya gider.. Cuma çıkışı Hoca Nasreddin'in yanına sokulan Rte; "Hocam Viagra lazım mı?? ehere mehere.." diye espri yapar.. Hoca da yapıştırır tokadı.. Rte pırıl pırıl olur bu tokatla.. Ve olaylar gelişmez... Hımmm...
- E oldu mu ÅŸimdi??
Ne oldu mu??
- Fıkra mı bu??
Bilemiyorum.. Deneme de olabilir..
- Bence yanılma...
Sanço sen bıyığını mı kestin??
- Evet.. Nasıl olmuş??
Y...raamm gibi olmuş... Hımmm...
...
alakasız; çocukken okulun yakınında bir bakkal vardı, onun da camında böyle "cumaya gittim dönücem" yazardı. bu yaşıma geldim yazı hala orada, ben bakkalın kapısını bir kez dahi açık görmedim.
...
nasrettin hoca bir gün evde telaşlı telaşlı dolanırken, yanlışlıkla vitrine çarpmış devirmiş. ev ahalisi patırtı kütürtüyü duyup toplanmışlar yanına. babası, annesi, karısı, çocuğu hep bir ağızdan konuşmaktaymış; "hoca neyledin?", "aman hoca n'aptın?", "hoca afedersin ama g.tünle dağları deviriyorsun" diye üstüne gitmişler hoca'nın. en son damla karısının, "hoca sen vitrin yapmayı çok yanlış anlamışsın" sözü olmuş. hoca nasrettin artık patlamış; "eeh" demiş, "hırsızın hiç mi kabahati yok?"
ev ahalisi hoca'nın olayını anlayamamış. çocuğu sormuş;
"ne hırsızı hoca?"
hoca cevap vermiÅŸ;
"tabi ki de kalperimizin hırsızı, genç şarkıcı kerem cem."
pet ÅŸop.
gene ne
içtin a.q.?
gerçi
arakmış.
...
ne arakmış, kim içmiş yav? halletin galiba kendi kendine sorunu?
asıl olayların hareketlendiği yer var ya supx, ben orayı bekliyorum.
pet ÅŸop.
yahu o deÄŸilde
modern nasreddin hoca fıkraları kitabı mı yazsak? 1 gecede sallarız gibi geliyor. ekip belli zaten bdm featuring tomtom?
günlerden bir gün
sevgili gül ve r.t.e nasrettin hocayı iftara çağırırlar. nasrettin hocada espriler sağdan soldan tabi çok eğlenceli bir iftar yaşarlar. hatta bir ara üzerinize afiyet hafiften cırcır olan r.t.e gülmekten altına s.çar, akşamın sonunda nasrettin hoca, r.t.e ve gül gonca enseye şaplak döte parmak olmuşlardır bile. bu gecenin üzerine nasrettin hocayı dış işlerinde müsteşar yapmak isterler. hatta çıtı pıtı çitlenbik sevgili gül sol ta..ağı olmayı bile önerir kendisine ama hoca kabul etmez neden? çünkü onun felsefesine göre parayı veren düdüğü çalar?
zorlama
kuÅŸe.
sosyal mesajı
alamamışsın sen.
nasrettin hoca
sürekli paçaları ıslak geziyormuş, bir gün rte nasrettin hoca'ya yanaşmış, "hoca" demiş, "neden hep paçaların ıslak geziyorsun?". nasrettin hoca'da cevabı yapıştırmış:
"uyy, sigarayu denuze atup ayağumla söndüreyum daa..."
fıkranın
can alıcı noktası nasreddin hoca'nın karadeniz şivesiyle cevap vermesi?
hoca..
şaşırmış. kendini şaşırmış.
pet ÅŸop.
hoca
çılgın atıyor..
hoca
yine hava hattından gidiyor.
pet ÅŸop.
hoca
laz kafası yaşıyor..
-1
...
nasreddin hoca'nın biri
şehirden köye dönerken yolda rte ve sn.gül'e rastlamış. yanlarından geçip giderken, bakmış hiç selam sabah yok, demiş ki "yüzünüzden ne hayır gördük ki kıçınızı dönersiniz bre densizler?"
rte ve sn.gül şaşkınlıkla arkalarını dönmüşler "e hoca efendi eşeğe ters binmişsin, asıl sen bize sırtın dönük gidersin".
"ulannn!" diye kükremiş hoca "ne diye sormazsınız eşeğe niye ters bindiğimi! nasılsa dönüşte siz de geri geri yürüyeceksiniz. kıçını gavura dönenin, g.tü gevşek olur."
anlamamışlar rte ve sn.gül; çipil çipil gözlerle "merak etme sen hoca efendi biz bindiğimiz dalı kesmeyiz" diye cevap vermişler sinsi sinsi gülerek.
gönderme yapmada tüm zamanların şampiyonu olan nasreddin hoca sinirden bembeyaz sakalını yolarak "höyyt! o dal var ya o dal..!" demiş susmuş... çünkü bodrumda kaybettiği yüzüğünü karanlık diye çıkıp sokakta aradığı aklına gelmiş...
"eee?" diye üstelemiş rte ve sn.gül -hocayı köşeye sıkıştırdıklarını düşünerek.
"bittiniz siz oğlum" diyerek fıtı fıtı parmağını sallamış hoca.
"hoca efendi" demiÅŸler "ne alaka?"
hoca sakalını sıvazlamış ve heybesinden çıkardığı bir kutu baklavayı göstererek "alın" demiş "baklava yiyin... çünkü gittiğiniz yerde birileri sizinle şölenlere koşacak... hiç olmazsa biz kurtaralım kıçımızı."
"aman hocam" demiş rte, "bir baklava diyorsun, bir şölen..?"
sırıtmış hoca efendi "lan köftehor, baklavayı duyunca canın şölen mi çekti? o zaman hızlı hızlı söyle... bir baklava bir şölen, bir baklava bir şölen. hemen gelir kunteper." diyereeeek uzamış gitmiş... heybesinde otlu peynir de varmış.
...
günlerden ertesi gün; rte, nasrettin hoca ve sn. gül; vivid, ankara şubesinin önünden geçerken; "yeah kürküm, yeah" şeklinde sesler duyarlar..
gençler; fıkra falan beklemeyin.. sırf "yeah kürküm, yeah" üzerine yazılan bir yazıdır..
nasreddin
hoca bir gun rte'nin evine gider. rte gul kankasiyla serbet icmektedir. acayip bir solen ortami vardir. cesit cesit tarikatlarin seyhleri ne bulurlarsa lop lop midelerine indirmektedir. pespaye nasreddin hocayi goren usaklar kendisini kaile almaz, hatta ve hatta kapi disari ederler. "hoca yine mi sen, bi sittir yaa!" seklindeki replikleri nasreddin hocanin kalbini paralar. eve gidip incili kaftani giymeye karar verir. lakin kaftanin heryeri yemek lekeleri ile dolmus ve igrenc kokmaktadir. karni ac oldugundan kurku yemeye karar verir ve "ye kurkum ye" der?
---
bu kadar sallanır yani. kürkün de canı var.
...
Fıkra buradan yenir.
...
hoca nasrettin bir gün eşeğini dolaştırıyormuş bayırda. sonra bakmış ki eşekte bir gariplik var, hayvan yalpalıyor. Nasrettin kanko sevgiyle eğilmiş hayvanın kulağına ve sormuş, "hayrola eşek kardeş, neyin var?"
çalıların arasından orhan pamuk çıkmış, hocaya dönüp sormuş; "biri bana mı seslendi?"
pet ÅŸop.
...
Yuh artık! Evet insan değilsiniz. Dayanamadım, gülüyorum...
...
evet, bu nasrettin hoca fıkrasında orhan pamuk'a diss attım.
pet ÅŸop.
...
Attığınız dişe kurban, atmakla kalmayıp koparsaydınız da, iyi manada.
...
Vakti zamanında,Nasreddin hocanın en az onun kadar hazır cevap ve naif olan tonton karısı; Mecidiyeköy'den Bostancı otobüsüne binmiş. Binince şöföre demiş ki: "şöför bey, benim biletim yok, son durakta ineceğim, orada bilet alıp atsam olur mu?" şöför "yolculara sor" diyince muhterem dönüp yolculara seslenmiş: "sayın yolcular, benim biletim yok ama nasıl olsa bostancı'da ineceğim, acaba orada bilet alıp atsam olur mu?"*
*: arak..
...
nasrettin hoca bir gün, vaşington'da gezinirken kondolezza rays'ı görmüş. "arap ama süt gibi manita" diye düşünmüş ve hemen hamleyi yapmış. "dilber gel beri serseri cakkıdı cakkıdı oynayalım" demiş. rayz beyb. ne dediğini anlamasa da vaşington'da ak sakallı, kaftan giyen, kavuk takan birini görmek onu şaşırtmış ve takılmış hoca nasrettin'in peşine. nasrettin bro'nun evine gitmişler, biraz hoş beşten sonra acıkmaya başladıklarını hissedip, eve pizza söylemişler. demyın abla da bu sırada hoca nasrettin'den iyice hoşlanmaya başlamış. efendi, vakur, akıllı bir adama benziyormuş şu nasrettin..
yemekler gelmiş, rays bab. jest olsun diye, "otur hoca nasrettin, ben öderim" demiş ve kapıya gidip parayı vermiş. salona geri gelmiş ki bir de ne görsün.. hoca nasrettin, çıkarmış babazulayı, rays'a doğru sallıyor. rays şaşırmış, "aman hoca ne oldu?" demiş.
hoca sallamayı sürdürerek "ee" demiş, "parayı veren düdüğü çalar.";
ve demyın rays'ın kafasını yavaşça aşağı indirmiş.
pet ÅŸop.
igrençsinn
..
...
şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
pet yok.
Nasrettin Hoca
bir gün internet kafede sörf yaparken, yanına yan masadan bir genç yaklaşmış. Hocam benim takıldığım bir site var orada senden bahsediyorlar demiş. Hoca merak etmiş. Nedir bu işin aslı astarı diye sormuş. Genç başlamış anlatmaya; işte senin hakkında birbirlerini g.tlerinden uydurdukları fıkralar anlatıyorlar demiş. Hoca bu duruma bir anlam veremeyip siteye bir göz atmış. Bakmış kendi hakkında insanlar ulu orta sallıyorlar... Hemen yanıtla butonuna basmış ve lafı yapıştırmış,
'Bunlar da bir şey mi; siz rte anlatırken, ben onu s.kiodum...