


Zekerin başına şırak şırak vurarak gele, şeklindeki Osmalı metinleri, bize erkeklik organının nereye kadar uzandığını açıklıyor. Tabii terminolojik olarak, namı üç kıtaya yayılan Osmanlı' nın sadece at üstünde ülkeler fethettiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bugün saray aleminin arka bahçelerinde dönen dolapların pek çoğunun cinsellikle ilişkisi olduğunu kestirebiliyoruz. Genlerimizde kıpraşan delikanlılık ruhunu atalarımızın malum konulara olan eğilimiyle açıklamak mümkün.
Pornografinin böylesi
"Avratın dört nesnesi kara gerek: saçı, kaşı, kirpiği, ve gözünün karası.
Avradın dört nesnesi kızıl gerek: dili, dudağı, yanakları, avurdları (yanak boşluğu).
Avradın dört nesnesi yuvarlak gerek: yüzü, gözü, topukları ve bilekleri.
Avradın dört nesnesi uzun gerek: boynu, burnu, kaşı ve parmakları.
Avradın dört nesnesi hoş kokulu gerek: burnu, azası (cinsel organı), koltuk altları ve ayakları.
Avradın dört nesnesi geniş gerek: alnı, gözleri, göğsü, ve butları
ve dahi avradın başı ne büyük ve ne küçük ola, eti dahi değirmi (yuvarlak) ola ve yürüdüğü zaman, kalçasının etleri deprene.
" 13. yüzyılda yaşayan Nasüriddin Tusi' nin "bahnamesi" ndeki ideal kadın tanımı böylece uzayıp gidiyor. Farsça adı ile "Bahname" yani şehvet kitabı olarak anılan kaynakların varlığı 700 yıl öncesine dayanıyor. Şehvet kitaplarından Osmanlı da nasibini alıyor elbettei. Kitaplar 4. Murat döneminde toplu bir kıyıma uğrayıp yaktırılmış olsalar bile günümüze ulaşanlar bulunuyor. Seksi tasvir eden pek çok minyatürü, erotizm konulu resimleri ve cinsel gücü arttırıcı doğal formülleri içeren şehvet kitaplarının bazılarında zamanın padişahını cinsel ilişki sırasında gösteren gravürlere bile rastlanırdı. Açıkçası günümüzün pornografik yayınlarının tam karşılığı sayılan bahnamelerdeki fıkralar geçmişin sırlarını da önümüze seriyor. Ünlü zıbıkçıbaşı bunlara bir örnek oluşturuyor:
Harem' de sıranın kendisine gelmesini beklemekten sıkılan cariye soluğu Kapalıçarşı' daki zıbık dükkanında alıyor. Zıbıkçı efendi işveli hatuna nasıl bir tercihi olduğunu soruyor. Kız şaşkınlıkla mamüllerin çeşit çeşit olduğunu öğreniyor. Uzun olan Arap, kalın olan kürt, latif yani hoş olan Türk tipi. İştahı kabaran cariye üçü bir arada (Nestle sitayıl) bir zıbık olup olmadığını sorunca, zıbıkçıbaşı cevabı yapıştırıyor: "Öylesini bulsam kendim kullanırım kızım."
Fıkra bize günümüzden 300 yıl önce bile o günlerde zıbık olarak anılan vibratörlerin olduğunu açıklıyor. Seksin Mabedi Harem. Arapça' da yasak ve gizli anlamına gelen "harem" kökünü haramdan alıyor. Kime yasak harem? Babadan oğula geçen saltanatın koltuğuna kaykılan dışındaki herkese. Fetihten fetihe koşan Osmanlı padişahı, ganimet toplamak dışındaki zamanını azgın bakirelerin talebini karşılamaya ayırıyordu. Harem bir umman, bir gizli dünya... Mekanda afyon alemlerinin kralında savrulmak, şarabın dibine vurmak ve toplu seks denilen kitlesel sanatın tüm hünerlerini ortaya koymak serbest. Harem cennet bahçesi, üstelik girebilene ne yasak ne de kovulmak var. Hal böyle olunca dönemin 'vakanüvis' diye adlandırılan tarih bilimcilerine malzeme üstüne malzeme çıkıyor. Peki bu malzemeyi kim taşıyor tarihçilere? Tabii ki kızları sultana hazırlayan, pek çok karmaşık ilişkiyi düzenleyen ve cinsel gücü arttırıcı ilaçlar hazırlayan iğdiş edilmiş hadımağaları.
EÅŸcinsel EÄŸilimler
"Yaz olunca avratlar, kışın oğlanlara meylet ki, vücutça sağlam olasın. Zira oğlan teni sıcaktır, yazın iki sıcak bir araya gelirse vücudu bozar. Avrat teni ise soğuktur, kışın iki soğuk vücudu kurutur". Bazı metinler Osmanlı' nın eşcinselliğe ne denli hoşgörüyle yaklaştığı konsunda net fikirler veriyor. Hangi mevisimde kiminle sevişmenin daha uygun olduğunu aktaran 'Kabusname' adlı eserde bu höşgörüye örnek. Küçük yaşta yaşanan homoseksüel ilişkilere kanunnamelerde rastlamak mümkün. Özellikle yeniçeri kışlasında eşcinsel ilişkilerin yaşandığı biliniyor. Kıdemli askerlerin yanlarında peçeyle gezdirdikleri 'civelek' adı verilen yeni yetmeler için sık sık kavgaya tutuştukları tarihin dip notları arasında belirtiliyor. Sarayda bir o yana bir bu yana savrulan 'iç oğlan'ların öncelikli amaçlarının ne olduğu ise malum.
Hamam mı? Güçlü kuvvetli Osmanlı erkeğinin uğrak yeri. Yıkanmak..Evet eski dönem hamamalarının temizlenmek amacı güden işlevleri de vardı.
Lezbiyen İlişkiler
1759-1810 yılları arasında yaşayan eşcinsel yazar Fazıl eşcinsel ilişkilerin yanısıra Osmanlı Dönemi' ndeki lezbiyen ilişkilere de ışık tutuyor. Fazıl 'Hubanname' isimli kitabındaki 'Zenanname' bölümü ile kadınlar ayrı bir paragraf açmakta ve İstanbullu kadınları; namazında-abdestinde olanlar, hafif işlevliler; fahişeler ve lezbiyenler olarak dörde ayırmaktadır. Fazıl, İstanbullu lezbiyenler için şöyle yazmıştır: "Ey sevgili, eski zaman kadınları arasından olmayan, "sevici zümresi" denilen yeni bir bölük çıktı ortaya. Birbirlerine gönül verip aşık olurlar. İlişki vaktinde bile hile yaparlar; hileleri, zekeri (erkeğin cinsel organı) taklit ederek yapılmış bir alettir"
Not: Konuya şurada farklı bir açıdan değinilmişti.
Yok canım,
'Fetihten fetihe koşan Osmanlı padişahı, ganimet toplamak dışındaki zamanını azgın bakirelerin talebini karşılamaya ayırıyordu.' daha neler.?
>>>
o kadar işin arasında bir de bakireler ile uğraş, olucak iş değil aq...
Osmanlı'nın
lale devrinden sonraki dönemini yazmış olabilirsin, ancak daha öncesinde böyle durumların olacağını sanmıyorum. İhtimal vermiyorum, isteyen kanıtlarla gelebilir. Ben inanmıyorum en kral kanıta.
Fetih sonralari kolelerden
Fetih sonralari kolelerden kendilerine cariyeler yaparlar Osmanli erkekleri. Ama bu herkes icin gecerli bir durum degildi. Ama bu demek degil ki, savas yokken hergun sevisiyor Osmanli erkekleri. Yok tabi boyle birsey. Lale devri sonrasi bi ihtimal, ama yine de cok zor. Bize tarih derslerinde kusatmalarin detaylari anlatilmadigi icin, cogumuz bir kac gunde veya haftada bir yer fethediliyor gibi geliyor. Hatta konstantinepolis'in fethinin gemilerin karadan yurutuldukten sonra kazanildigi gibi anlatiliyor. Aylarca suren kusatmalar sirasinda askerler zaten yeterince yorgun dusuyor ve bunlari motive etmek icin de dinsel simgeler ve dualar kullaniliyordu mollalar tarafindan ve sultan tarafindan. boyle bir gercek varken, kadinlari memnun etmek icin gunlerini geciriyorlar gibi birsey sana da oldugu gibi bana da komik ve asilsiz geldi.
güzel
olmus elinize saglik..
Güzel
olan nedir.? :o
yazi..
cok akici olmus..
Siz
harika bir okuyucusunuz öyleyse. Değerlendirmeniz de bir o kadar güzel.
degerlendirmelerimi
yergi ya da övgü almak icin yapmiyorum..baskasini bundan dolayi övüp yermedigim gibi..
..anlatimi akici ve net olmus..okadar.
Tamam
o zaman.
gözlerinize
saglik...
fatihin
istanbul'a gömüldüğü yaştayım.
gel gör ki hala oyunda oynaştayım.
öyle sultanlık olmaz olsun.
...
Lezbiyen ilişkier konusunda harem içinde dönen birtakım oyunlarla ilgili bir şeyler okumuştum. kaynağı bulur bulmaz yazacağım.
ha bir de
burada hafif bir övgü sezdim ama, çok kurcalamamak lazım.
latif derken
ince, narin, kırılgan vs.
tabi tabi
anlıyorum.
ha ayrıca
"madem türksün..." diye başlayan sözü reddediyorsunuz sanırım?
ürkmek derken
geleceÄŸe dair bir tedirginliktir o.
hep aynı hikaye, önce gülerler, sonra...
peki bu durumda
latiflik nerede acaba?
geleceÄŸe dair derken
şirin şirin olmasına ya, bundan bir yol olmaz.
zeker:
(arp) "erkek cinsel organı" demek zaten. hatta şöyle bir söz vardır.
türk ata sözü : ne şamın şekeri, ne arabın yüzü
atasözünün aslı: ne şamın şekeri, ne arabın zekeri
kendi halimdeyim
dikkat ettim de
yürüyen ansiklopedi gibisin maşallah.
ansiklopedi dediÄŸiniz
rafta durup gerektikçe başvurulandır.
bu adamı sürekli okumak lazım, tadı öyle çıkıyor.
hayır, tozu da gösteriyor, o bağlamda
...
osmanlı imparatorluğu padişahları için harem her zaman için sarayın en önemli yeri olmuştur. kimi padişahlar haremlerini kendilerinden habersiz paylaşan öz evlatlarını öldürtmüş ve buna ileride ölümleri sonrası gerçekleşecek olan devir-teslim vak'asında "kardeşler arasında rekabeti engelleme" süsü verilmiştir. bu bilgiler Türk kütüphanelerinde özüyle yer almaz. çarpıtılmış anlatımlara bürünmüş yazılar, Türk milletini yıllarca yanıltmıştır.
hileli zekerlerin,
önündeki en büyük engel de doğal olanıdır sanırım. bu anlamda, piyasada bir gelişme olmamış kaç yüz yıldır demek ki. güzel makale olmuş, yes.
pet ÅŸop.
....
Saray hayatının debdebeli oluşu, o kadar insan, o harem, o harem ağaları, diğer hadımlar, tam olarak hadım edilmemişler, cariyeler arasındaki yakınlıklar, görev bilinci ile seks, gelecek kaygısı ile seks, hamile kalmak için seks, uzun süre hamile kalmamak için gizlice alınan önlemler sayesinde seksin ötesinde bir bağlılık peşinde olmalar, içoğlanları, cinsellik öncesi yapılan ritüeller, esanslar, çiçekler, doğudan devşirilen seks oyunları, batıdan devşirilen genç erkekler, hamamlar ve şunlar ve bunlar...
Onca kapalı ya da açık kapı ardında elbette merak uyandıran ve dahi bilmediğimiz, kayda geçemeyecek bir ton olay olmuştur. Araştırıp, derleyenler sağolsun. Nasılsa bizler gözetlemeyi ya da sırları seviyoruz.
Makale için el tebrik.
osmanlı imparatorluğu
osman beyin kurduğu küçük beylikten sivrilip büyüyüp büyük imparatorluk oldu diye bilinir. ama bir de şu yönünden bakmak iktiza eder. bilirsiniz alayınız. osmanlının ingiliz dilindeki söylemi "ottoman" dır. bazı dil bilimciler bunun "osmanlı" dan evrilmediğini, "ataman" dan evrildiğini. bu nedenle imparatorluğun adının ve kurucusunun ataman bey olduğunu iddia ediyorlar. diyeceksiniz ki ha osman ha ataman ne olacak. işte burası zurnanın zırt dediği yer. eğer beyliği kuranın adı osman değilde atamansa ve bu vaka-i nuvisler tarafından yanlış aktarıldıysa. ataman bey tamamen bir türk adı taşıyordu ve atamanlı beyliği "müslüman" değil "şaman" inançlara inanan bir yapıya sahipti. bu da ataman imparatorluğunda yavuz sultan selimin ridaniyede 1571 de tomambayı yenip halifeliği alana kadar tam anlamıyla müslüman olmadığını gösteriyor. varın buradan gerisini bana yazdırmayın. beni yormayın ve kendiniz kuru verin... ataman imparatorluğunun şaman inançları içindeki cinselliğide buna dahildir...
kendi halimdeyim
...
bir rivayete göre de ottoman yahudi ismiymiş, osmanlı yahudi rezerv devletiymiş. yalçın küçük demiştir. rivayettlr, çıkışıyla alakam yoktur.
haklısınız lakin;
" yalçın küçüktür ama mide bulandırır" diye buyurduydu can baba... o iyi bilir. her ne derse güzel der...
kendi halimdeyim
Hristiyan tarih yazicilar,
Hristiyan tarih yazicilar, 1071'i Istanbul'un sonu geliyor, muslumanlar karsisindaki alinacak yenilgilerin baslangici olarak aktarirlerken, 1571 müslümanlik icin uzak bir tarih, kaldi ki adamlarin bize halen kin beslemelerinin en buyuk sebebi musluman osmanli torunlari olmamizdir. ayrica ataman, osman bey'in musluman olmadan onceki adidir.
padişahım
çok yaşa. payitahtım çok yaşa...
kendi halimdeyim
vış gala başım gala
baba sensen?
kendi halimdeyim
>>>
iç güveysinden hallice bro...
bro derken
mesela yani!
*
topkapı sarayını gezerken, anlatılan bir hikayeye göre; sarayda sıkılan padişah (sanırım genç osman) o gece kiminle birlikte olacağını belirlemek için, bahçedeki küçük havuzu süt ile doldurtur ve havuza atılan bir elmayı, elleri arkadan bağlı çıplak bakirelerin bulmasını istermiş. elmayı bulan padişah ve harem nezninde yükselirmiş (tabi cırcırdan ölmezse).
-
küçüklüğümde Kanuni zamanında yaşamak isterdim iyi ki yaşamamışım dedirtiyor o kadar sıra bekle olmazdı :)
yok daha neler insanın
yok daha neler
insanın yaşama hevesini kırıyor
hemde bakire
yakışır
osmanlı padişahlarına.
sevici zümresi
"Ey sevgili, eski zaman kadınları arasından olmayan, "sevici zümresi" denilen yeni bir bölük çıktı ortaya. Birbirlerine gönül verip aşık olurlar. İlişki vaktinde bile hile yaparlar; hileleri, zekeri (erkeğin cinsel organı) taklit ederek yapılmış bir alettir"
Hep yalan hep dolan ..
Yahut, nerde çokluk orda b.k'luk.
SALTANAT KURAN KADINLAR BIKTIRMIÅžLARDI
Eski çalıstığım yerde bir arkadasım vardı, adı Cihan. Gay olmasını şöyle açıklamıstı bize.
Her istediği kızla yatabiliyorum ve bundan oldukça sıkılmıs, yeni tatlar tatmak istiyormuş. Farklı arayışlara geçmiş. Önce biseksüeldi bi seksüeldi sormayın
Åžimdilerde gay olmuÅŸ diyorlar.
Aradan çok geçmeden Murat Bardakçı’nın, bir reportajını okudum,
Osmanlı’da i... olan padişah yoktur. Haremde yetişiyor, i... olur mu hiç? Biseksüel eğilimleri olduysa, bunun sebebi de kadınları sevmemelerinden ya da korktukları değil, kadınlardan bıkmış olmaları. Osmanlı’da kadınlar saltanatı vardı, padişahlar kadınların isteklerinden bıkıp usanıyordu. Ayrıca eşcinsel ilişki deyince erkeğin erkekle ilişkisi akla geliyor sadece. Kadınlarda da eşcinsel ilişki vardı. Erkekler hakkında yazılıp çizilenler daha fazla olduğu için en çok onları biliyoruz. Tek fark, kadınların dünyası daha kapalı, yazılı metin sayısı çok.
sizin
şirkette çalışan cihanın yalanını ..m :) o doğduğu günden .. di