yazılarını, kitaplarını ya da hakkında yazılan yazıları okudunuz mu bilmiyorum, soru kısmı zaten çok kısa: elif şafak hakkında ne düşünüyorsunuz?
bunu kitaplarında kullanımı çok başarılı daha önce türk bir yazar ingilizce roman yazarsa bu türk edebiyatına mı ait olur yoksa ingiliz edebiyatının mı bir ürünü olur sorusuyla kafamı çok karıştırmıştı.
bir ödev vesilesiyle hayatını okudum arastırdım baba figürü ve öfkesi hemen hemen her yerde hissettiriyor kendini.eşinin de sanatı takdir edilesi. yeni yeni anne olan biri eminim anlayacaktır ebeveyn olmayı,zorluğunu. bütün bunlar bir tarafa çok başarılı buluyorum severek okuyorum. pinhan en sevdiğim romanıdır. çok okuyup kendini her yönde geliştiren bir kadın. gazetelere verdiği röpörtajlarda çok net ifade ediyor kendini ancak saptırılıyor söylemleri. solcu ama mevlana seven bilen olmak yadırganıyor ülkemizde. çizgisi çok yerinde bir sentezden kaynaklanıyor
Bence yadırganmasının nedenlerin de biri de, "edebiyat dünyasının erkek egemen bir dünya oluşu ve "güzel" bir kadın olarak bu dünyada farklı bir yer edinmesi."
neredeyse tüm kitaplarını okudum, tarzını çok seviyorum. ayrıca kendisini odtü'de görmüştüm, konuşmuştuk biraz, gerçek bir entellektüel ve çok tatlı bir kadın.
düzeltmeme izin ver, "entelektüel" diye yazılır, tek l ile. tüm kitaplarını okumadım baba ve piç'i bir de araf'ı okuma fırsatım oldu ve üslubuna hayran kaldım, diğer kitaplarını da okumak isterim..
babamın tavsiyesi üzerine yeni okumaya başladığım bir yazar. uzaktan akrabamız olurmuş kendileri. babadan kalma bir okuma alışkanlığı varya bizde babamda ara sıra bana yazarlar önerir. kendiside bilir benim ne tür kitaplar okuduğumu ve hangi yazarları tercih ettiğimi onun için pek tavsiye vermez bana aslında. söylediği zaman formlardan ve basından okuduğum elif şafak'a itiraz ettim. istemedim okumak. ama sonradan düşündüm babam benden 4 gömlek daha büyük bir milliyetci o birşeyi tavsiye ediyorsa okumakda yarar vardır dedim. istanbula döndükten sonra işlerden dolayı pek fırsat bulamadım okumaya. cuma günü eve dönerken kitapcıma uğradım. illkez tersten başlayarak elif safak'ın son kitabı siyah süt'ü aldım. ve şuan kitabın yarısına geldim ve elif şafak hakkında şöyla bir fikir oluştu bende. gercekten cok güçlü bir kalem ve işinin hakkını vererek yapan bir kadın. ilerleyen dönemlerde elif şafak hakkında daha cok yazacağım. cünkü gercekten üzerinde durulması gereken bir yazar.
bütün kitaplarını okudum. son kitabı siyah sütü pek beğendiğimi söyleyemem.
tarzdan ziyade bir zaman sonra tahmin edilebilir bir hal alması benim için nahoş bir şeydi; okuma keyfim azaldı...
sevmedim o kitabını. ama zaten kendisi ilk bi kaç sayfa boyunca bunun diğer kitapları gibi olmadığını, tamamen doğum sürecini anlattığını felan belirtmiş olduğu için pek hayal kırıklığı olmadı.
son kitabı siyah sütü beyenerek okudum. iki gün önce bu kitaba başladığım zamanda söylemiştim Elif Şafak hakkında daha cok şey yazılacaktır bu bünye tarafından diye. evet cok güzel bir kitap olmuş. cesur sırlarını paylaşan kimlerden etkilendiği acıkca söyleyen ve içinde kaca bölündüğü bu bölünmelerin boyutlarını gözler önüne seren cesur ve sürükleyici bir kitap olmuş. yalnız sonlara doğru gittikce sıkılmaya başlıyorsunuz kitaptan. bana kadın yazarlardan neden haz almadığımı hatırlattı kitabın sonu. kadını üstün göstere bilmek için bir noktada erkeği yok sayıyorlar. kadın ve yazar olmanın zorluklarını işlemiş Elif Hanım bu kitabında. birde buna annelik katılınca tabi daha zor oluyor durum. bu konuyu bir erkek yazar da cok rahat bir şekilde kadının dünyasına inerek işleye bilir ama kadın yazarlar erkeklerin dünyasını cok iyi bildikleri halde bunu yapmıyorlar. elif şafak kitapta okuduğu erkek yazarlardan bile bahsetmemiş. eşine aşık oluşunu üstün körü gecmiş. halbuki anne oluşunda ki en büyük pay aşık olduğu ve ondan cocuk dünyaya getirmeyi düşündüğü Eyüp Bey'de ama Elif Hanım cok üstün körü gecmiş. sanki ben istedim ben yaptım tarzında bir meydan okuma var burada.
okusam mı acaba deyip vazgeçtiğim yazar. sebebini tam bilmemekle birlikte her kitabının en çok satanlarda olması olabilir diye düşünüyorum.
ama sanırım bir şeyler kaçırıyorum.
bence dili iyi kullanıyor. siyah süt hariç hepsini okudum ben de. iyi ki de okumuşum dediğim yazarlardandır. özeli, hayatı, ne yemek sevdiği, hangi parfümü kullandığı beni zerre ilgilendirmiyor. okuduklarım beni etkiliyor, yarattığı karakterler bir süre hayatımda dolanıyor vs vs.
ilk mahrem'le başladım okumaya. iyi ki de öyle yapmışım.
kadınlara hitap eden feminist yönü ağır. bakalım cok beğendiği yazarların bir kac kitabını sipariş ettim yarın elimde olur. bakalım neden bu kadar feminist anlayacağız. hem benim içinde iyi oldu. bu fenist denen hatunlarla pek ilgilenmemiştim bakalım bunlar hangi eşitlikten bahsediyor. neyin eşitliğinden.
evet size dedimde kötü bişi demedim. neden bukadar beyendiğinizi anlayabiliyorum sonucda feminist bir yazar. kadın hakları falan diyor. bende elif şafak'ın beyendiği iki yazarın baş yapıtlarını sipariş ettim geliyor. bakalım hangi kandınla hangi erkek eşitmiş. haaa siz gene yanlış anlarsınız diye son bişi siz feministsiniz veya değilsiniz bilmiyorum. yaklaşımım sadece yazarında bayan sizinde bayan oluşunuzdan. bir yazımı bukadar acıklayacacağım hic aklıma gelmezdi ama neyse...
7 kitabının 7'sini de
7 kitabının 7'sini de okudum ve 8. ne zaman çıkacak diye gözüm raflarda bekliyorum.
mevleviliğe ilgi duyması
bunu kitaplarında kullanımı çok başarılı daha önce türk bir yazar ingilizce roman yazarsa bu türk edebiyatına mı ait olur yoksa ingiliz edebiyatının mı bir ürünü olur sorusuyla kafamı çok karıştırmıştı.
bir ödev vesilesiyle hayatını okudum arastırdım baba figürü ve öfkesi hemen hemen her yerde hissettiriyor kendini.eşinin de sanatı takdir edilesi. yeni yeni anne olan biri eminim anlayacaktır ebeveyn olmayı,zorluğunu. bütün bunlar bir tarafa çok başarılı buluyorum severek okuyorum. pinhan en sevdiğim romanıdır. çok okuyup kendini her yönde geliştiren bir kadın. gazetelere verdiği röpörtajlarda çok net ifade ediyor kendini ancak saptırılıyor söylemleri. solcu ama mevlana seven bilen olmak yadırganıyor ülkemizde. çizgisi çok yerinde bir sentezden kaynaklanıyor
Bence yadırganmasının
Bence yadırganmasının nedenlerin de biri de, "edebiyat dünyasının erkek egemen bir dünya oluşu ve "güzel" bir kadın olarak bu dünyada farklı bir yer edinmesi."
...
neredeyse tüm kitaplarını okudum, tarzını çok seviyorum. ayrıca kendisini odtü'de görmüştüm, konuşmuştuk biraz, gerçek bir entellektüel ve çok tatlı bir kadın.
*
düzeltmeme izin ver, "entelektüel" diye yazılır, tek l ile. tüm kitaplarını okumadım baba ve piç'i bir de araf'ı okuma fırsatım oldu ve üslubuna hayran kaldım, diğer kitaplarını da okumak isterim..
vaoov
evet öyle yazılıyormuş. teşekkür ederim düzelttiğin için, severim dikkat edilmesini.
rica ederim
:) alınmamana da ayrıca sevindim ben de dikkatten yanayımdır..
bugün bir elif şafak olsun
deniz seki olsun, sevmediğimiz insanlardır.
*
kitaplarının hepsini okumadım. keşke hepsini okuduğumu söyleyebilseydim. tüm urban5 ahalisinden özür diliyorum.
.........
bir kitabını okumuştum, dili çok sağlam bir kadın ve akıcılığı var. kısaca seviyorum, param yetsin diğer kitaplarını da okuyacağım
akıcı,
anlaşılır bir dil kullanıyor ve bence güzel yazıları açık...
elif şafak hanımı sevmiyordum
gerçekten sevmiyordum ama baba ve piç'i okuduktan sonra gerçekten saygı duydum ve sevmeye başladım.
*
bit palas! budur...
o deÄŸil de,
elif'te şafak olsa, ampul kullanmazdık demek istiyorum kendisi hakkında. söndürelim mi ışıkları?
yeni okumaya başladım
babamın tavsiyesi üzerine yeni okumaya başladığım bir yazar. uzaktan akrabamız olurmuş kendileri. babadan kalma bir okuma alışkanlığı varya bizde babamda ara sıra bana yazarlar önerir. kendiside bilir benim ne tür kitaplar okuduğumu ve hangi yazarları tercih ettiğimi onun için pek tavsiye vermez bana aslında. söylediği zaman formlardan ve basından okuduğum elif şafak'a itiraz ettim. istemedim okumak. ama sonradan düşündüm babam benden 4 gömlek daha büyük bir milliyetci o birşeyi tavsiye ediyorsa okumakda yarar vardır dedim. istanbula döndükten sonra işlerden dolayı pek fırsat bulamadım okumaya. cuma günü eve dönerken kitapcıma uğradım. illkez tersten başlayarak elif safak'ın son kitabı siyah süt'ü aldım. ve şuan kitabın yarısına geldim ve elif şafak hakkında şöyla bir fikir oluştu bende. gercekten cok güçlü bir kalem ve işinin hakkını vererek yapan bir kadın. ilerleyen dönemlerde elif şafak hakkında daha cok yazacağım. cünkü gercekten üzerinde durulması gereken bir yazar.
...
bütün kitaplarını okudum. son kitabı siyah sütü pek beğendiğimi söyleyemem.
tarzdan ziyade bir zaman sonra tahmin edilebilir bir hal alması benim için nahoş bir şeydi; okuma keyfim azaldı...
ben de
sevmedim o kitabını. ama zaten kendisi ilk bi kaç sayfa boyunca bunun diğer kitapları gibi olmadığını, tamamen doğum sürecini anlattığını felan belirtmiş olduğu için pek hayal kırıklığı olmadı.
kendisi
hakkında güzel bi eleştiri mevcut şurda. yazının ana fikri de kendi düşüncelerimi özetliyor zaten.
ay karumba
son kitabı siyah sütü
son kitabı siyah sütü beyenerek okudum. iki gün önce bu kitaba başladığım zamanda söylemiştim Elif Şafak hakkında daha cok şey yazılacaktır bu bünye tarafından diye. evet cok güzel bir kitap olmuş. cesur sırlarını paylaşan kimlerden etkilendiği acıkca söyleyen ve içinde kaca bölündüğü bu bölünmelerin boyutlarını gözler önüne seren cesur ve sürükleyici bir kitap olmuş. yalnız sonlara doğru gittikce sıkılmaya başlıyorsunuz kitaptan. bana kadın yazarlardan neden haz almadığımı hatırlattı kitabın sonu. kadını üstün göstere bilmek için bir noktada erkeği yok sayıyorlar. kadın ve yazar olmanın zorluklarını işlemiş Elif Hanım bu kitabında. birde buna annelik katılınca tabi daha zor oluyor durum. bu konuyu bir erkek yazar da cok rahat bir şekilde kadının dünyasına inerek işleye bilir ama kadın yazarlar erkeklerin dünyasını cok iyi bildikleri halde bunu yapmıyorlar. elif şafak kitapta okuduğu erkek yazarlardan bile bahsetmemiş. eşine aşık oluşunu üstün körü gecmiş. halbuki anne oluşunda ki en büyük pay aşık olduğu ve ondan cocuk dünyaya getirmeyi düşündüğü Eyüp Bey'de ama Elif Hanım cok üstün körü gecmiş. sanki ben istedim ben yaptım tarzında bir meydan okuma var burada.
hep
okusam mı acaba deyip vazgeçtiğim yazar. sebebini tam bilmemekle birlikte her kitabının en çok satanlarda olması olabilir diye düşünüyorum.
ama sanırım bir şeyler kaçırıyorum.
....
bence dili iyi kullanıyor. siyah süt hariç hepsini okudum ben de. iyi ki de okumuşum dediğim yazarlardandır. özeli, hayatı, ne yemek sevdiği, hangi parfümü kullandığı beni zerre ilgilendirmiyor. okuduklarım beni etkiliyor, yarattığı karakterler bir süre hayatımda dolanıyor vs vs.
ilk mahrem'le başladım okumaya. iyi ki de öyle yapmışım.
doğaldır
kadınlara hitap eden feminist yönü ağır. bakalım cok beğendiği yazarların bir kac kitabını sipariş ettim yarın elimde olur. bakalım neden bu kadar feminist anlayacağız. hem benim içinde iyi oldu. bu fenist denen hatunlarla pek ilgilenmemiştim bakalım bunlar hangi eşitlikten bahsediyor. neyin eşitliğinden.
....
bana mı dediniz?
****
evet size dedimde kötü bişi demedim. neden bukadar beyendiğinizi anlayabiliyorum sonucda feminist bir yazar. kadın hakları falan diyor. bende elif şafak'ın beyendiği iki yazarın baş yapıtlarını sipariş ettim geliyor. bakalım hangi kandınla hangi erkek eşitmiş. haaa siz gene yanlış anlarsınız diye son bişi siz feministsiniz veya değilsiniz bilmiyorum. yaklaşımım sadece yazarında bayan sizinde bayan oluşunuzdan. bir yazımı bukadar acıklayacacağım hic aklıma gelmezdi ama neyse...
...
şu şekilde pek açıklamış olmuyorsunuz maalesef de neresinden tutsam bilemedim. neyse
....
yok, siz yanlış anladınız. sözler bana yazılmamıştı fakat beni yanıtlamıştınız. o bakımdan. ben niye yanlış anlayayım?
...
millet deliye biz akıllıya hasret
...
ay çok kral..