
ilk bölümde pek eğitici olamadım ama yine de bir çok konuda olduğu gibi sekste de püf noktaların eğitimi elzemdir. yanlış hesap yapan kadınlara anne, babalarına da katil olmanın düştüğü acılı anadolu topraklarında, "anne ben hamileyim" lafını duymaktansa kendi elleriyle kızına prezervatif hediye edecek pek çok anne olduğunu düşünüyorum.. bilmem yanlış mıyım. ayrıca aids gibi bir bela da dolanıyor başımızda. aslında aids'ten en iyi korunma yöntemi de hiç sevişmemektir ama o da milli eğitime ayıp olur.. adamlar kadro kurmuş, hoca göndermiş, ders koymuş.. sen sevişmeyeceksin he? allahıma bırakırlar sınıfta adamı.. ne olduğunu anlamazsınız..
cinsel eğitimin ev ödevleri de bir kırılgan olur, hassas olur herhalde. üstelik haksız rekabete yol açar. mesela "mastürbasyon”un işlendiği ünitenin, ünite sonu sorularını, okuma parçalarını, ev ödevini erkekler çok daha başarılı şekilde tamamlar, üstelik hepsi muhtemelen çalışıp gelmiştir. aynı şekilde "orgazm numarası" adlı ünitede de kızlar onulmaz bir üstünlük kuracaktır muhtemelen. bu kızlarda doğuştan bir yetenektir. sonradan öğrenilirse olmaz. "elif.. olmuyor olmuyor.. bak ayşe'ye ne güzel inliyor.. biraz daha içten olmalısın." ya da "evet kızlar şimdi hep beraber tekrarlıyoruz; 'daha hızlı daha hızlı..' " allah öğretmenlere sabır versin.
çocuklara anlatması çok zor olacak kısımları da var bu seks işinin. mesela grup seks, mesela gang bang.. "şimdi çocuklar, körebe oyununu düşünün.. nasıl desem, bu sefer ebeyi.. ebesini.. alayına gidiyorsunuz işte konuşturmayın beni.."
bu çocukların velileri ertesi gün okulu basmazsa ben de bir şey bilmiyorum. o öğretmene de gösterirler gangbang'i işte o zaman.
cinselliğin ne kadarı öğretilebilir, bu konuda ciddi şüphelerim var. muhtemelen öğretebileceğimiz kısımları neyin yapılması gerektiğinden çok neyin yapılmaması gerektiği üzerine olacaktır her zamanki gibi. zira biz de bebeyken nelerin serbest olduğunu değil nelerin yasak olduğunu öğrendik paso.. "korunmadan ilişkiye girmeyin", "tanımadığınız insanlarla ilişkiye girmeyin" "tanımadığınız amcalardan şeker almayın", "tanımadığınız pipileri ağzınıza almayın". "almayın". "no". ve bunun gibi bir çok şeyi sıralarız bir şey öğrettiğimizi sanarak.
david sedaris "bitirmek üzere olanlar için seks" adlı kitabında şöyle diyor; "annemin çok sevdiği bir söz vardı; 'çocuklar, seksi icat ettiğinizi düşünün.' fakat yapmamış mıydık? talimat kitapçığı ya da federal zorunlu eğitim dönemi olmadan, modern bir şey keşfettiğimizi hissedemedik mi?"
hissettik canötem. belki de hissettiğimizi sandık ya da o gün çok değişik bir stil denedik ve dönerek hissettik, uzak doğudan gelen ve felsefesi olan bu sporun adını. ama iyi ki öğrenmeden, kitaplar okumadan, günlerce düşünmeden, kafayı yemeden hissetmişiz şu seks işini. çünkü olayı fazla kafaya takan insan bir süre sonra sevişirken de kendi performansının izleyicisi olur ve bu baskıdan başka hiçbir işe de yaramaz. insan doğal olarak sevişmeye zaten kabiliyetlidir, iki cins birbirine sarıldığında, cinsel eğitimlerden öğreneceği bilgilerin zaten en fazla 10 cm. uzağındadır. o da eğer penis şanssız günündeyse yani.
nina hartley (konunun uzmanı sayılabilir) "cinsel bilgi cinsel bilgidir. onun hakkında bir şeyler öğrenmenin tek yolu, onu pratiğe çevirmektir. ve bunu benim kadar yapan pek az insan vardır." nina doğru diyor bence zira kendisi bir porno yıldızı. ben çocuğumun seksi onun kadar bilmesini istemem. gerek yok yani. şöyle bi' kabasını alsın yeter.
eskiden olsa anlardım, derdim ki "kız evlenecek ve balayında ne yaptığını bilemez bir halde kalakalacak." oysa günümüzde balayı, nikahtan daha fazla rağbet gören bir aktivite. bostancı sahilde bile arabalarıyla balayına çıkmış gençleri gözlemleyebiliyor insan. on beş dakika izlesen olayın ana hatlarını öğrendin demektir zaten. o da 17-18 yaşına kadar götürür insanı. sonrası da çorap söküğü gibi geliyor.. yok g noktasıydı yok t cetveliydi derken.
yine de çocuklarla konuşmak isterim; " bebekler nereden gelir? hiç biriniz bilmiyorsunuz değil mi? aptallar! anne-babanıza sormak için hiç zahmet etmeyin, çünkü domuz gibi yalan söylerler.. fakat gayretli bir bağımsız araştırma ve oyun sahalarındaki istişareler hep sonuç verici olacaktır. sonuç olarak burada karşımızda bir kaç teori var.. öncelikle karanlık sanki kilit nokta gibi. karanlıkta yapılan tuhaf hareketlerle ilgi bir şeyler var. ve tuhaf sesler tabi. tuhaf davrandıklarında, birbirlerinin üzerlerine çıktıklarında bir şeyler oluyor. köpeklerin sokakta yaptığı gibi. buna sevişmek denir. popüler şarkılara, reklam afişlerine, tv dizilerine, filmlere ve tişört yazılarına dikkatle bakarsak, buna ilişkin bazı ipuçları bulabiliriz. yetişkinlerin sürekli peşinde oldukları bir şey olduğunu da görebiliriz. yine de bu işi yaparken acı çekiyor gibi bir halleri vardır, kabustaymış gibi sesler çıkarırlar. bazı yerlerde buna seks denir ve iyi bir şey olduğu yazılır. ama gözlemlerimiz bunun tam tersini gösteriyor."
yine de çocuklar bu işleri öğrenmek için biraz aceleci olmalısınız çünkü muhtemelen, altmışından sonra seks, george burns'ün dediği gibi "bir havuza halat atmaya" benzeyecektir.. ve emin olun, kalemleri kalem kutusuna sokmak bile daha eğlencelidir.
Zor iş.
Benim de içinde dahil bulunduğum, yerleşik, anayasanın değiştirilemez hükümlerinden bile daha sabit bir insan profili var bu ülkede. Bir adamın, odasında Barbie bebekleriyle masum masum oynayan kızının gelecekte hayattan alabileceği zevkleri irdelediğini düşündüğümde; kızının o çok sevdiği çikolatalardan birini yan binanın altındaki bakkal amcanın ağzına sokmasını, kızının o çok sevdiği adamın penisini vajinasına sokmasıyla kıyasladığını düşünüyor ve bir türlü aynı kefede tutamıyorum. Zevk, aynı zevk değil mi? Fiil, aynı fiil değil mi? Böyle bir memleketin bu tipteki profillerine - ki bahsettiğim gibi ben de dahilim bu profile - bir "ebeveynlik sonrası tabu yıkım dersi" verilmesini öngörüyorum önce. İlköğrenim çağında cinsel eğitim derslerine geçebilmemiz için önümüzde daha uzun yıllarımız var.
Ayrıca
"Acılı Anadolu topraklarında, 'Anne, ben hamileyim.' lafını duymaktansa; kendi elleriyle kızına prezervatif hediye edecek pek çok anne olduğunu düşünüyorum." cümlenizin kendimce pek gerçeği yansıtmadığını da düşünüyorum. Namus kavramı hususunda; Anadolu kadının, Anadolu erkeğinden aşağı kalır bir yapıda olduğunu zannetmiyorum.
....
annelik duygusu namusun önüne geçecektir gibi geliyor bana da.
...
düzelteyim sanki namussuzluk gibi nitelendirmişim durumu. hiç alakası yok aman aman.
heh işte..
içimizdeki bu anadolu kaplanıyla ne yapacağız bilmiyorum. ben de batılı olmak istiyorum. alın lan beni de avrupa birliğine.. çok değişik atraksiyon var bende..
pet şop.
Vallahi, böyle
Avrupa Birliği'ne can kurban. Ne dert var, ne tasa. Ben de girmek, en ön sıradan seyretmek isterim böyle Avrupa Birliği'ni ama kim değiştirecek benim bu Anadolu insanı temeline çakılı zihniyetimi, onu bilmiyorum.
...
rahat rahat, kuralları olmadan yaptığımız seksin birileri tarafından elimizden alınmasına, bir ödev haline getirilmesine,hayal gücünün yok edilmesine karşıyım. insanın doğasında olan bu şeyin bu kadar içinden çıkılmaz hale gelmesini de anlamış değilim. bir söylentiye göre de aids çiçek hummasının şekil değiştirmiş haliymiş ve bu şekil değişikliğini ABD ve Rusya yapmış. korunsunlar, ne zarar verir bilsinler, hijyene dikkat etsinler, duyguyla yapsınlar kafi.
urban5'in
etiket olayı da değişik tabi:)
çok
öğretici olmuş, size böyle öğrettiler anlaşılan?
hee
bana böyle öğrettiler anlaşılan.
pet şop.
bende
sizin sayenizde kesfediyorum..
Bu yazınızda gençliğimi buldum :P
*
en azından kadınların da orgazm olabildiğinin ve dahası en az erkekler kadar buna hakları olduğunun bilincine varmış gençler yetiştirmemize yardımcı olacaksa, bu dersin verilmesi yanlısıyım. yoksa yok şu delikten sokacaksın, yok böyle tutacaksın değil mevzu. kadın ve erkek cinsel organları gibi konuların yanında, ilişkilerde seksin önemi ve toplumdaki seks tabuları da düzgün anlatılırsa çok daha yararlı olabilir bu ders. en azından ileride, aidsin hızla yayılması yanında aşırı geleneksel bir yaşam süren insanların yaşadıkları seksüel travmaları, çok az da olsa engelleyebiliriz gibi geliyor bana.
yaşamın
geneline yayılması gereken bi algılama biçiminden bahsediyorsunuz bu noktada. bu sadece eğitimle sağlanamıyor korkarım ki; malum, çok fazla etken var nihai yargılarımızın oluşmasını sağlayan. tam da üstüne bastığınız gibi, meselenin her türlü medya ve ilkel kültür pompalamasıyla tamamen mekanik bir aksiyondan ibaret olarak gösteriliyor olması sorununu aşmak hala olası bence. bi şekilde -ki bu ayrı bi hikayenin konusu olsa da biçok farklı ve işlevsel kurumsal yapı oluşturulmasıyla- bireyin önce kendi cinselliğinden başlayarak "doğal" süreçlerini farketmesi, içselleştirmesi ve bu konudaki kültürünü beslemesi sağlandığında o travmaların büyük oranda ortadan kalkacağına inanıyorum.
..
liriğe kritik analitiğe politik organiğe platin estetiğe jelatin akademiye keratin ekonomiye statik elektriğe pratik öğrettiler de şu canım bilgileri neden öğretmediler, anlamak güç.
saflığımı peygamber sakalı misali saklıyorum..
anlamıyorum ki.. emin değilim ama bunun bir çok sebebi olabilir. mesela akbabaya özenen karabataklar, elektrikle işkence gören hayalar, kafatasını kırıntılayan kayalar, emeklemeden yürümek isteyen yayalar, üst geçit kullanmayıp otobanda haklananlar, aklananlar, paklananlar, bayram öncesi yatıp zıbaranlar, kabzlar bokslardan boks maçında kırılan burunlar, kız arkadaşımın yarattığı anlamsız sorunlar, annemler, abimler, babamlar, karamanın koyununa şıp diye kananlar örnek olarak gösterilebilir..
pet şop.
yo yo
gecelerin huzuru belki de sakallı şerifte, bayrama kadar sabret artık enişte, ne zaman kampüs şenliğine gitsem,
oynar çimlerde yüzlerce aşifte, aralarında gezdim kimi zaman yalnızdım, ne zaman porno izledim azdım, kader böyle mağrur muymuş, kafam attı sildim yeniden yazdım.
kimse inanmaz
ben bu seriyi okudum.
..
ah siplintır bana gerçekten öğretmeyecek misin?
şöyle bi kabasını alsam yeter.
...
şunu üç kez oku hacı.. aradığın cevaplar burada?!
pet şop.
..
ooo sipo okurum tabi akşam, ayıpsın da..
neyse.
şansını kaybettin zaten. hıh.
...
günde dört tane böyle şans kaybediyorum ortalama. şön niim.
pet şop.
.
bu başkaldırı bütün cinsel bilgilere ise neden bunca ugraş. şu fikre katıldıktan sonra hepsi boş; öğrenilmez yaşanır.
o zaman,
film olmaz.
pet şop.
film
olur neden olmasın? bu film dediğin nedir ki göz önünde cinsellikten başka.
....
anadolu yakasının polisinin bile insana müdahalesi daha bir başka daha saygı dolu. avrupa yakasında herşey bir garip. minibüslerinde para uzatan teyzeler daha şirin. burada omzuna omzuna vuruyorlar. bu yüzden minibüse binmiyorum.
ya işte..
anadolu bambaşka bir medeniyet.. ne kültür mirası yatıyor burada var ya.. ohoo..
pet şop.