

Sevgili Urb'lar;
Tübitak tarafından desteklenen ve gönüllü açık kod yazarları tarafından geliştirilen Linux tabanlı ulusal işletim sistemi Pardus (2008) geçtiğimiz günlerde yayınlandı.Çoğu linux dağılımı gibi, içinde onlarca ücretsiz ve en az windows muadilleri kadar iyi programların yer aldığı Pardus 2008, kolay kurulumu ile de dikkat çekiyor.Açık kaynak lisansı ile dağıtıldığı için, içindeki birçok yazılımla beraber ücretsiz olarak kurup kullanabileceğiniz Pardus işletim sistemi, microsoft yazılımlarına lisans ücreti ödemek istemeyen kişi ve kuruluşlar için ideal.
İşletim sistemi kurulduktan sonra, sistemde yer alan donanımların çoğu Pardus tarafından otomatik olarak tanınıyor, ayrıca office,msn,download programları gibi bir çok ek program ve oyunlar işletim sisteminize otomatik olarak ekleniyor. Yani neredeyse kurduğunuz anda direk kullanmaya başlayabileceğiniz bir işletim sistemine kavuşuyorsunuz.Bunun yanında ek programlara ihtiyacınız olduğunda ise yapmanız gereken tek şey, çomar isimli program kütüphanesinden işinize yarayacak olan programı aratmak.
Windows yazılımlarından vazgeçmek istemeyenler için ise Wine isimli windows emülatörü, win tabanlı yazılım ve oyunların birçoğunu linux altında da sorunsuz bir şekilde çalıştırmanızı sağlıyor.
Amarok isimli gelişmiş MP3 çalar, müzik devrimi last.fm'i ayağınıza kadar getiriyor.Daha fazla bilgi ve kurulum hakkında yardım için www.pardus.org.tr ve www.ozgurlukicin.com adreslerinden bilgi alabilirsiniz.
bu
konuda bütün desteği penguenden alıyoruz sağolsun...
Çok sevdiğim özellikleri var
Hatta Mozilla'daki önceden yapılandırılmış sık kullanılanlar bağlantıları şahane. TC Kimlik No, Telekom Rehber, gazeteler...
Okulda topluluk odamızda kullanıyoruz, yakında yeni bir bilgisayar alacağım onda da kullanmayı düşünüyorum. Ayrıca bir çok büyük şirket (en son Neziroğlu Otomotiv'de gördüm) tarafından da tercih ediliyor.
ubuntu dururken
hiç gerek yok. ha milliyetçi duygularla yaklaşırsak çok şahane fakat ubuntu rulez.
Sanırım
Bu noktada belirleyici olan kullanıcı alışkanlıkları oluyor. Bence de Suse pek güzel bir kardeşimiz, arkasında da iyi bir ekip var. Pardus bizim ulusumuz için üretilmiş gibi duruyor.
yeni baÅŸlayacak
kullanıcılar için ubuntu söyledim ben. hem iyi bir ekipten çıkması hem de community desteği had safhada. suse de güzeldir. uzun zaman fedora kullandım, onda da pek şikayetim olmadı.
pardus projesine de destek veriyorum, orası apayrı fakat dediğim gibi, destek bulabilmek önemli bu konularda.
standart türk kullanıcısı profilinin pek iyi bir destek sunacağını aklım kesmiyor.
umarım biraz daha global düşünüp güzel bir distro elde ederler.
Hatırladığım kadarıyla
Bir kaç tane destek sitesi/forumu vardı hatta bir tane de İngilizce destek sitesi/forumu vardı. O İngilizce siteden gördüğüm kadarıyla Pardus, meraktan ve başka sebeperden dolayı yabancıların da ilgisini çekmiş.
ne ulusalı be?
linuxu da mı sahiplendik? he aq kızılderililer de türk zaten. hatta dünya türk olsun.
linux'a ulusal demedim.
Linux dağılımı Tübitak ve çoğu Türk yazılımcılar desteğinde gerçekleştiği için sadece ulusal kelimesini kullandım.Arkasındayım.
pardus'u
ergenekon'dan almislar iceri zaten.
*
amorak nasıl bir isimdir?
amarok
o.
anorak'in
yanlis yazilmisidir muhtemelen. kazak, yelek veya mont olan.
bir bilene:
Windows'taki uzak masaüstü bağlantı seçeneği var mı bunda? Veya şöyle sorayım, başka bir sunucunun Windows masaüstüne bağlanabiliyor muyuz?
evet
çok güzel bağlanabiliyor :)
*
kesin japon işi. ben de parduslanayım bari o zaman.
hhf olarak
yaklaşık 2 senedir ana sunucumuz üzerinde pardus kullanıyoruz. altımız kuru keyfimiz yerinde.
teşekkürler penguen kanka.
~
ben sevemiyorum boyle $eyleri. nedense anlamadigim bir$ekilde sacma geliyor.
arcelik bilgisayarim olursa packet management'im comar olsun.
*
Saçma gelmesi de bana çok ilginç gelmekte. Lakin üretmek saçma bir eylem değil. Aksine gelişimin tek yoludur.
~
hic kullanmadim, ilk duydugumda sitesinden ve wiki'sinden bir$eyler okudum. gordugum kadari ile tubitak tekerlegi yeniden icad etmeye cali$iyor. buna geli$im diyemem.
ustelik kendini kanitlami$ distrolar, teknolojiler varken pardus'un rakipleri kar$isinda pek $ansi yok.
ama $oyle bir gercek varki linux'un adinin duyurmaya ve te$vike oldukca buyuk katkisi oldu, ulusal anlamda bunu bir ba$ari ya da geli$me olarak sayabilirim. kendisini degil.
katılmıyorum pardusun pek şansı olmadığına.
aksine bazı yabancı forumlarda da pardustan çok iyi söz ediliyor.Tübitak'ın pardus işletim sisteminde pardusa özel Yalı, çomar (ve pisi paket sistemi), Tasma gibi kendine ait birçok yazılımı var.Herşey armut piş ağzıma düş değil, ancak openoffice gibi kendini kanıtlamış bir programa da rakip çıkarmaya çalışmamışlar.Bence bu da akıllıca. Pardusun diğer dağılımlara göre avantajı ise masaüstü ortamının ve birçok yazılımın neredeyse tamamen Türkçe olması.Bu açıdan belki de hiçbir zaman bir ubuntu'yla fedora'yla rekabet edemez ancak, Türk kullanıcısı için de gerçekten çok çok faydalı olacağını düşünüyorum.
kendini kanıtlamış distrolar da
yırtık dondan çıkar gibi çıkmadılar. zaten çok iyi distro'lar var diyerek, tekerleği yeniden icat etmeye ne gerek var demek en basit tabiriyle "abesle iştigal."
bir de pardusun farklılaştığı çok güzel noktalar var. onları da bilmeden, luzumsuz yorum yapmamak lazım.
~
pardus her linux distrosu gibi bir projedir, hic bir linux projesinin kodlari da kuran'da yazmadigina gore bir$ekilde ortaya cikmi$tir bunun demagojisini yapmak anlamsiz.
madem bahsedicez teknolojisinden getirdigi yeniliklerinden bahsedelim.
ulusal linux projemizde comar (COnfiguration MAnageR) ve pisi (Packages Installed Successfully as Intended) isimli 2 yenilik (mudur, muavin, tasma gibi bir iki tane daha var onlari detayli incele $ansim olmadi, SIKILDIM kapattim)
1- comar: linux sistemleri desktop versiyonlari ile son kullaniciya yayilmasi icin yerli parduscular tarafindan geli$tirlmi$ bir denetim masasi.
yaptigi i$ $u; linux'a windows muamelesi yapmak. bir desktop kullanicisi olduugnuzu du$unucek olursak linux'a bir program kurmak istediginizde onu nereye kurdugunu, cali$tiran dosyasini, nerden ayarliyacaginizi masaustu simgesini bulmaniz biraz zordur. comar bunu ve diger sistem ayarlari (denetim masasi gibi) sizin icin yapan bir manager'dir ve bu linux alemninde farkli bir$ey degildir, (yast, linux conf, webmin, etc) bir yenilik de degilirdir ama bir taklit de degildir.
kaldi ki dunya da ki en guvensiz linux distro'sunun kalkipta conf'larimi manage etmesini istemek bir sistem admin tarafindan goze alinacak bir risk degildir.
2 - pisi: bildigimiz cli tool'u bunun zaten apt si var yum'u var bu da cigir acmi$ bir yenilik degil. bildiginiz programlari comarin onu gorebilmesi icin yeniden derliyorsunuz. neden dpkg kullanmiyoruz? o zaman comar olmazdi o zaman bir$ey yaptik diyemezdik di mi.
$imdi gelelim tekerlek mevzusuna misal ubuntu debian'dan turemi$ ba$arili bir distro olmu$ kendini kanitlami$ vesaire. $imdi onlar pisi gibi bir cli yazmayi bilmiyorlarmiydi kendi paket kutuphanelerini olu$turmayi? pisi, comar mevcut alternatiflerinden daha mi iyi daha mi ozellikli?
ortaya cikan $ey cok farkli bir proje olsaydi google summer of code 2007'ye yaptiklari ba$vuru rededilmezdi diye du$unuyorum.
root privilege sorununu 2008 ile cozduler mi? cozmediler mi? hala sorun guvenlik acigi olarak gorup gormemeye karar verdiler mi? haberim yok ama kontrol etmek icin yeni versiyonu install etmek de bu deneyimle zaman kaybi gibi geliyor.
umarim her release'inde daha buyuk adimlar atar.
ah
tübitak destekledigi icin ben de destekliyorum. aramizdaki iliski bunu gerektiriyor.
Tübitak'la
aranızda ne var?
Hamburger?
noluyor
lan burada?