

Ben 75 liyim.. Kanka grubumuz 72-76 doÄŸumlu, 10-12 kiÅŸiden ibaret..
Lisedeyken bir alt sınıftaki kızdan hoşlansak bile arkadaş ortamında bunu dile getiremzdik. Hemmen lafı yerdin "SÜBYANCIIIIII"......
Üniversite yılları... bu iş birazdaha yumuşadı, 2-3 yaş fark olsa bile kimse kınamaz..
yıl 2000 Kısa dönem askerlik yapıyorum, arkadaş grubumuzdaki herkez 74-75 doğumluyuz, izne giden bir arkadaşımız 83 doğumlu bir kızla tanışıp aşk-meşk-falan filan yaşamış anlatıyor.. hep bir ağızdan YUUH diyoruz..
Şimdi Yıl 2008 hepimiz evliyiz ama hepimiz yaramazız.. Bakıyorumda hepimizin sevgilileri 85-86-87 doğumlu.. Hepimiz Gösümüzü gere gere sevgilerimizi birbirimizle tanıştırıyoruz..
ŞİMDİ BU NE?
Biz yaşlandık ta gençliği genç sevgililerimizdemi buluyoruz? Yoksa bu genç nesil çok mu çabuk büyüdü??
ahah
"Hepimiz Gösümüzü gere gere sevgilerimizi birbirimizle tanıştırıyoruz.."
çok değişik..
:o--
*
altadanları sevmiyorum.
...
oluyor öyle...
hem
evli hem sevgilili. sevmiyorum.
ah
hemen acikliyorum, simdi bu "daha typo yapmadan bes cumle bile yazmayi bile beceremeyen, en basit gogus yazmayi bilmeyen, 30lu yaslara gelmis ama hala tanidigi genc kadinlar uzerinden prim yapmaya calisan birinin hazin hayat oykusu" oluyor.
sizin tukettiginiz suya, havaya da yazik, sizin gibi adamlarla evli kadinlara da. umarim onlar da birileriyle yatiyorlardir.
of
tokat gibi.. +1
--
tokattan beter, adeta aparkat. ben dilbilgisi kısmıyla ilk defa ilgilenmiyorum, devamındaki tespit ve en sondaki temenni yenilir yutulur cinsten değil, arkadaşa kızılay soda tavsiye ediyorum en soğuğundan.
şu cevaptan sonra artık ne dense boş. şu yorum bile boş yani, o derece.
ay karumba
sakin lüten
bakınız http://www.urban5.com/node/42678
...
ha o zaman tamam...
o linkteki dikkat etmen gerken 5 kelime .....
dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlama
...
A ben resimlere bakmıştım...
...
o vakit hepten tamam...
biz
büyüdük ve kirlendi dünya.
*
Madem yazdınız, ben de merak ediyorum; şimdi, şunları sormalıyım?
- eşiniz, aldatıldığını biliyor ama muhtemelen bunu belli etmiyor. Bunu farkında mısınız?
- Neden "yaramazlık" olarak nitelendiriyorsunuz durumu? çocuklar yaramazlık yapar, eşek kadar adamlar değil. Bu durumu böyle nitelendirince daha rahat mı hissediyorsunuz?
- Eşinizi muhtemelen seviyorsunuz ki çoğu aldatan erkek bunu söylüyor, peki o zaman neden aldatıyorsunuz ya da neden boşanmıyorsunuz, alışkanlıklarınızdan vazgeçmek zor mu geliyor?
- Eşek kadar adamlar bir araya gelip, göster pipini tadında birbirinize sevgililerinizi gösterince gurur mu duyuyorsunuz, kiminki daha güzel ve genç diye?
- böyle bir siteye eşiniz sizi aldattığını yazsa nasıl hissedersiniz ya da mesela aldatılan diğer eşlerle bir araya gelip çıtır sevgilileri hakkında konuşsalar falan?
- eşinizle içiniz rahat bir şekilde nasıl seks yapıyorsunuz? bir sürü hastalık var ve prezervatif dediğiniz cisim çoğu hastalıkta etkin değil?
...
Bir de o eşlerin birbirlerine sevgililerini methederkenki tanımlarını düşünsene...
herhalde aldatılan koca bunları duysa, ömürboyu terapi görmesi gerekir...
Ama belli ki bu urb kardeÅŸimizin sindirimi kuvvetli...
*
bu durumun garip yanı ne biliyor musun Noctem, aslında erkeklerin çoğunun aldatıldıklarını farkına varamamaları ve aldattıklarının fark edilmediğini düşünmeleri. Kadınlar bir araya geldiklerinde, özellikle evli olanların konuşmalarını sıkça duyuyorum ve hepsi farkında, yazık ki şu ya da bu sebeple boşanmıyorlar. Onları bu aldatılma konusunda en çok üzen durum ise uzun süreli birliktelikler. Kadınlar günlük ilişkilere pek ses çıkarmıyorlar ama uzun zaman süren ilişkiler, arada duygusal bir takım hadiselerin de olduğunun göstergesi sanki, sanki 1 gecelik ilişkide adam kadını yatağa götürene kadar hiç duygusal davranmıyor, beğenmek ve arzulamak sanki duygusal bir davranış değil gibi?
...
öyle ya da böyle...
göğüs gerilecek koltuk kabartılacak anlık yada birikime tâbi bir ihtiyaç olarak görülecek hiçbirşey yok...
Bir insan "eşim" dediği kişiyi hayatı boyunca herşeyini paylaşabileceği ve bu paylaşımı saygıyla yerine getirebileceği kişi olarak seçer...
Eğer bunun bir yanılgı olduğunu düşünürse yine aynı saygı şartları çerçevesinde bu işi bitirir...
Pipisiyle başka hayatları kurcuklayacağına aklı ve fikriyle hayatını düzene koymaya çalışır...
*
hah ben de onu diyorum, ikili ilişkilerde telafisi olmayan ve bir o kadar bu ilişkileri götüren tek şey "saygı"; sevgiymiş, aşkmış bir yere kadar asıl olan saygı. Bu zaten yoksa, ilişkiyi bitirmemeyi anlayamıyorum.
evet
çok doğru saygı olmazsa hiç bişey olmaz.. link
...
ciddi ciddi de münazara açmış ne bileyim başlık falan yazmış, kasmış yani yaş ayrımı falan diye.
tebrik ediyorum arkadaşı.
...
Çok hümanistsiniz =)
...
feci
...
bir ara bana da öğretin...
dayanamıyorum bazen...
Sübyancılıktan çok
Sübyancılıktan çok yaptığınız şey ayıp, kendinizi küçük düşürme. Yaptığınız ailenize karşı bir saygısızlık. Eşinize de onu aldattığınızı bu yüreklilikle söylersiniz belki. Bununla gurur duyarmış gibi.
yaşlandıkça
sınır düşüyor diye gözlemliyorum. yaşlı adamlar küçük küçücük kızlara ilgi duyuyorlar.. 14-15 yaşındaki körpelerle evlenen (zorla) ihtiyar insanlar var memlekette.. yazık.. sizin de yaş sınırı yıllar geçtikçe düşeceğe benziyor..
bence kocaman
bir sübyancıya dönüşmüşsün... neyse büyük konuşmayayım.
...
ben de okumaya başlayınca bu konu hakkında ilginç detaylar okuyacağımı sanmıştım maalesef sonunda s.çtınız bayım. çok afedersiniz, g.tünüz yiyorsa eşinizle ayrılıp sonra da onun yeni sevgiliyse tanışın.
.
+1
...
eskiden bir düzenle butonu vardı?
...
hala varmış ahah.
umarim
bir gün o körpe kadıncıklarınızdan birine kör kütük aşık olursunuz da bugun gevrek bir gülümseme altında yazdıgınız münazaranın yerine, aşkımdan ölüyorum ''boşanmalıyım ama karımı cocugumu nasıl ortada bırakırım'' deyip ağlarken bulursunuz kendinizi.Hatta sitemime sevgilinizin o esnada 5 aylık hamile olması temennisini ekleyip o durumda yazacaklarınızı heyecanla beklediğimi belirtmek isterim. Haydi bakalım...
<<
çüşş deve !!!
...
bir ispanyol zamanında demiş; "aldatmak güzeldir, ama hainler hiç unutulmaz"
ihanet
herkesin hoşuna gider, ama hainler iğrençtir de olabilir..
-
oyle olabilirse siz de dahil butun insanlik "igrenc" olabilirsiniz, ki katiliyorum.
sana ne koymuÅŸ
bilmiyorum, fakat ne koymuşsa sağlam koymuş.. ki hiç tanımadığın bir insana hakaret edebilecek kadar gocunmuşsun..
}}}
O söz, sanki içi dolu bir fikirmiş gibi görünen ama ihaneti hainlikten ayrı belleyerek gülünçleşmiş, lise öğrencisi kişisel iletisi tadında, söyleyeninin kim olduğu belirsiz ki belirli olsa bile muhtemelen zil zurna sarhoş anlarının birinden alıntı beyanmış gibi. Pek gocunma yok gibi, zira böyle bir fikre sahip olup da bunu ayan beyan ifade edebilen insanlarla aynı dünyada yaşamak gerçekten iğrenç bir macera olurdu. Ha, bunun yanında yorumlarda böylesine yerden yere vurulduğunu gördüğüm ihanet, insan yaşamında böylesine lanetlenmiş bir yerde yer almıyor, bu da bir gerçek.
...
ilginç bir insan olmakla beraber tezat iki kişiyi aynı bünyede barındırdığınızı düşünmekteyim. bana da bir kaç dolaylı ve iğneleyici cümlenizi duymaya hazırım ama. yukarıda hakaret olmadığı kanısındayım ki zaten daha önce doğruluğu kabul edilmiş bir şey neden farklı şekilde söylendiğinde böyle algılanmak istenir? kafam basmıyor...
}}}
"Doğruluğu kabul edilmiş şey"den kastınızı anlayamadım. Gönül, ihanetin cazip olduğunu ifade eden sözün arkasında durduğunuzu düşünmek istemiyor elbette. İnsanı, ahlâk ve sosyal çevre tarafından aklının derinlerine ötelenmiş bazı habis içgüdülerinin baskınlığına yenik düşerken gördüğümde anlamayı becerebiliyorum; beş parmağın beşi de bir değil. Kimileri balıklama, kimileriyse adlarına yollanmış bir davetiyeye çaresiz bir onayla dalabiliyorlar sadakatsizliğin kaynadığı varsayılabilecek kazanına. Kimileri ilişki adı altında bahsedildiği zaman ihanetin ta kendisi olarak adlandırılabilecek "vicdan" bahanesiyle kaçabiliyor. Çok küçük bir kimileriyse zaten kaynayan kazandan haz almıyorlar. Hainlik başka bir şeyi mi ifade eder, bu noktada bilemiyorum.
Birbirinden farklı iki kişiden bahsetmişsiniz. Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Aynı bünyede barındırdığınız kişilerden bu yorumunuzda bana bakanıyla değil de bir başkasıyla bakmanız hâlinde belki siz de benim gibi düşünebilirsiniz.
...
zaten yukarıdaki postumda konuya hangi yönden baktığım açıkça ortadadır. "doğruluğu kabul edilmiş" cümlesinden kastım bunun zaten büyük çoğunlukça onaylanmadığı zart zurt... dikkatli okursanız anlayabilirsiniz ki zaten benim bu konu hakkında ne düşündüğüm konusuna nasıl geldik anlayamadım. benim buradaki aklıma yatmayan durum aynı savın bile farklı söyleniyor diye hakaret olarak algılanmasıydı. ve ayrıca "hainliği" değil "ihanet" kavramını düşünüyorum bunları yazarken. bana göre arada çok ince bir çizgi var bla bla...
son cümleniz çok enterasan olmuş tebrikler ki artık kişisel egoların saçma yansımaları olarak ben görüyorum bunları. ben bilirkişi değilim bayım sadece fikrim budur, genelde de fikrim neyse zikrim de odur.
}}}
Önce çift karakterlilik, sonrasında ise sidik yarışçısı... İnsanları, patikalardan varılan gözlemlerle yargılamak doğru değildir hanımefendi. Keşke öncesinde benimle ilgili birkaç satır fikir sahibi olabilseydiniz de sizi zevkle dinleyebilseydim. Dahası ( - ebilmek ) eki bile size zaman kazandırabilir. Konu, fikir beyan etme olduğunda net saptamalardan daha da işlevsel olduğunu düşünürüm. Hepsinden önemlisi dışarıdan nasıl göründüğümü kimseye sormamıştım. Buna hemzemin bir günlüğümün altında bile değiliz. Fakat bunların dışında sizin yazılarınızı ve bazı yorumlarınızı okuduğumu da söylemeliyim. Art niyetle söylediğinizi düşünmüyorum.
Konu hakkında ne söylemeye çalıştığınızı son yorumunuzdaki üst paragrafınızdan daha iyi anladım. Belki de benim algılamamdan kaynaklanmıştır ki bir öncekinde anlayamamıştım.
...
yargılamakla fikir beyan etmek arasında uçsuz bucaksız mavilikler var. sadece biraz objektif olalım diyorum diyorum demekle kalıyorum. keşke anlasaydınız...
-
o zaman bastan almamiz gerekiyo cunku event akisini goz onunde tuttugumuzda hainlere igrenc diyerek bir seylerden gocunmus olmasi gereken siz oluyosunuz, ben ise butun insanlik haindir, ihanet icimizde var, diyerek sizin igrenc yakistirmanizi genele yaymis oluyorum. burasi acikliga kavustuysa gelelim hainlik ihanet kismina. sosyokulturel ittirmeler, baskilarla tek esli oldugunuzu zannederken, iddia ederken, hainlige ihanete bok atarken desteksiz atiyosunuz zira insan aldatir. babana bile guvenme diye bisey hic mi duymadiniz, hic mi oturup bi belgesel izlemediniz, cok mu leo buscaglia, erich fromm okudunuz, en son izlediginiz film "gule gule" miydi bilemeyecegim ama heyhat; bu insanin icinde var. bizler bencil varliklariz, bu da igrenclik diye koseye atilacak bi olgu bi sav degildir. size kaynak veresim yok cunku ona buna "yaran var gocunmussun sen zort" tadinda yorumlar yapmakla mesgulsunuz diye dusunuyorum, ki ben kimseye hakaret etmedim, zaten su tavirlarla hakaret etmeye gerek bile kalmiyo.
***
alkislarla yasiyorsunuz sanirsam
-
hahahahaha
*
* evlenmekten korkmamın sebeplerinden biri de aldatılmak.
* evli adamlarla birlikte olan genç kadınları anlamakta güçlük çekiyorum, tabi kadından kadına da fark var.
* madem aldatacaktınız neden evlendiniz?
* karınıza yazık.
* karınız size aynısını yapsa neler olurdu çok merak ettim.
* (münazaraya istinaden) insan gelişimi o yaşlarda yavaşlıyor olabilir, bu nedenle de yaş farkı pek önemli olmuyordur. bir başka olasılık da gençliğe özenmeniz, yaş sendromu falan fişman.
*yukarda bir yerde benim münazarımı örnek vermişsiniz, münazaramda aldatmanın nedenlerinden pek de iyi bahsetmiyor aslında. aç gözlülük, kaçış, halledilemeyen problemler vb. şeyleri neden olarak görüyor. siz bunları kabulleniyor musunuz?
...
evli mi? bir daha da beni aramayınız rica ederim..
:o--
Bende yirmili yaÅŸlarda,
otuz ve üstü erkeklerin bizim yaşımızda kızlarla birlikte olup bizim piyasamızı daraltmalarına gıcık olurdum resmen.
Fakat şu anda onları daha iyi anlayabiliyorum. :)
Aldatmanın her türlüsüne karşıyım.Kişi sadece kendini aldatır başkalarını değil.
yaş kararları hakkında yorum yapmayı
ben de herkes gibi sakıncalı buluyorum.
...
Benim gösterdiğim yaşta görünsün yeter...
30 da olur, 25 de, 22 de...
Yaş konusuna bakışım budur...
...
"yaramazlık yapmak" "göğsünü gere gere sevgililerini birbiriyle tanıştırmak" ve bunu çok büyük bir marifetmiş gibi anlatmak.
Stephen King'in "Hayvan Mezarlığı" adlı romanında yan karakterlerinden biri gençken karısını aldatıyormuş devamlı. Romanda yaşlılılık dönemleri. Meğer kadın gençken farkındaymış olayın ve intikamını almış. Ve bir cümle söylemişti. Bu romanı okuyunuz (korku romanınıdır aslında ve bu cümlenin ana olayla ilgisi yoktur.) O cümleyi bulunuz. Umarım eşinizden yıllar sonra siz de bunu duyarsınız. Ve umarım kabiniz sağlam kalır bunu duyduğunuzda.