Ana sayfa
  Ortasından Dalalım! | Ben de urb olmak istiyorum! | Åžifremi Unuttum Sitede Ara | Urb Ara | Oynaklar (18)  
sözlük kullanmak yasaktır?
Forum Kategorisi:

Evet gençler, hemen soruya yöneleceğim.. Haberlerde gördüğüm ingilizce tıp kazanan çobanın hikayesinden yola çıkarak, bu konuyu gündeme getireyim dedim.. Yahu tıp dediğin latince değil mi zaten? Bir de bunu ingilizce mi öğretiyorlar?
Toplumca zaten, okumaktan, bilimsellikten, araştırmaktan uzak olduğumuz bir ülkedeki üniversitelerde; ingilizce bilim yapılmaya çalışılması, ingilizce eğitimle bilim insanı yetiştirilmeye çalışılması, nasıl bir komedyadır? Temel ingilizce eğitimimizi bile bile..
Siz bunun, üniversite sıralarındaki beyinlere gerçekten katkısı olduğuna inanıyor musunuz? Yoksa aksine, benim gibi, yavaşlatmak ve köreltmek için uygulanan bilinçli bir politika olduğu görüşünde misiniz?
En iyi hakim olduğu dilden uzak bir şekilde, insan bir şeylerle ne kadar haşır neşir olabilir? Ki bilimsellik haşır neşirlik isterken..
Bilimin dili olur mu?
He dil öğrenelim tabi.. Lakin önce bilimsellik nedir onu öğrenelim.. Daha sonra ingilizcesini öğreniriz elbet..

:o--


Pyramid heaD resmi

eÄŸitim

sistemine kafam girsin.

gone with the sing resmi

*

maaşların dolar olarak alınabildiği, evlerin dolarla satılabildiği, hatta az güneye indiğinizde kendinizi azınlık hissedebileceğiniz bir ülkede yaşarken bir şeylere zorla alıştırma çabasıdır belki de?

eradicator resmi

...

hayır, profesörlerimiz türkçe konuşmaktan da aciz.. her anlamda..

:o--

gone with the sing resmi

*

ah biliyorum, ama seve seve olmazsa seve seve olur kafası olsa gerek?

kyoko resmi

...

topuna kafam girsin. üds, kpds beynimi yiyorlar.

Hilal resmi

ω

İngilizceyi chat yapsın diye öğretiyorlar, bi bakıma çüküm olsun donuma değmesin hesabı.

çikolata resmi

*

lisede matematik, fizik, kimya, biyoloji vb...dersleri ingilizce gördüm. Hiç bir zararını görmedim çünkü ingilizce eğitimim zaten liseye varana kadar 5 yılı bulmuştu, benim için farketmiyordu. Üniversite haliyle benim için çok kolay geçti. Size şu noktada katılıyorum, 1 ya da 2 senelik hazırlık sınıfları üniversitede yetersiz. Seviye tespit sınavları yapıyorlar mı bihaberim ama yapılmadı.
Temelde çobandan doktor olması mantığını ters buluyorum.

eradicator resmi

...

ben olayı okulu bitirmeye, para kazanmaya indirgemiyorum.. bunu bir gerizekalı bile başarabilir.. beyinlerden söz ediyorum.. bilimsellikten, bilimden.. ayrıca çobandan neden doktor olamaz?

:o--

çikolata resmi

*

sadece çoban olarak söylemiyorum bu lafı haliyle ama insanların ilgi alanlarına, becerilerine vb...durumlara yönelik çalışmaların erken yaşarda tespit edilmesinden ve desteklenmesinden tarafım. Bir çobanın ki bahsettiğiniz hangi il, hangi şartlar bilmiyorum; sadece yapılmış bir doktorluk seçimiyle doktor olabilmesini yanlış buluyorum. Bahsettiğimiz kişinin doktor olabilecek kapasiteye sadece üniversite sınavında yeterli puanı tutturarak sahip olabilmesini yeterli görmüyorum.

milky way resmi

-

ingilizce candir. hastasiyim. (yuzeysel yorum, dev icerik, samimi durus.)

düş resmi

**

eğitim sistemimiz ezbercilikten ileri gitmiyor ki daha ilkokuldan başlıyor ezbercilik üniversite sonuna kadar da sürüyor üniversiteler de bilimsellik adına yapılanlar da sadece ezberciliğimizin devamı biz bilmediğimiz bir dilde bilimsel olmaya çalışıyoruz. öğrencileri ezbercilikten kurtarmadan da sanmıyorum bilimsel çalışmaların tatminedici seviyeye ulaşacağı bir ülke olamayacağız.

live5 resmi

ilkokuldan

başlıyor kısmına itiraz ederim, buyrun gelin programı birlikte inceleyelim uyguladığımız.

eradicator resmi

...

rica ederim ilkokul programına hiç girmeyelim.. emin olun içeriğini biliyorum..

düş resmi

**

sayın live5 ben gördüğümü öğrendiğimi öğretileni söylüyorum tabi benim zamanımdan bugüne çok sular akmıştır. o zaman düzeltiyim eski nesil de ilkokuldan başlıyordu ezbercilik

live5 resmi

bugün

okul müdürümüz "türkçe çözemediği soruyu çocuğa ingilizce soran fen lisesine kafam girsin" mahiyetinde bir laf söyledi, konuyla ilgili midir acebo??

milky way resmi

-

o zaman mudurunuzun tanismasi gereken kisi benim, devlet lisesinde ortalama 7 zayif getirirken koleje gecis yaptigimda ayni derslerden aldigim en kotu not B idi. turkce cozemedigimiz soruyu ingilizce cozebiliriz, kapak gibi ohh.

Delacour resmi

}}}

Yıllardan beri süregelen tektaraflı bir kapışma...

İngilizce eğitim taraftarı çok az insan tanıyorum. Memleketin gerçek idarecileri olan görsel ve yazılı basının ise neredeyse hiçbir oluşumunda destekçisine rastlayamıyorum. O hâlde soru; "yabancı dilde eğitim, kimlerin çıkarına ülke akademik eğitiminde öncü olabilmektedir," olarak güncellenebilir.

daft punk resmi

tıp dediğin

latince değil. ingilizce. maalesef. keşke olsa. 9 tane temel textbook var sanırım. (en azından bu kadar var) hepsi ingilizce yazılıyor güncelleniyor. sonra diğer dillere çeviriliyor. bir istisnası ünlü anatomi atlası sobottaydı, (o almancaydı) onun da pabucu dama atılmak üzere.

PubMed (ki araştırmak bilim dediğinizde başvuracağınız yer burasıdır) ingilizcedir.

sonra hemen hemen bütün önemli süreli yayınlar da ingilizcedir. amerika raporlamaya ve istatistiki veriye en çok önem veren ülke olduğu için rn güncel bütün oranlar da ABD oranlarıdır.

yani bir doktor tıp dünyasını takip etmek istiyorsa öyle az buz değil, çatır çatır ingilizce konuşmak zorundadır. yoksa en az 5 sene geriden gelir. (yayınların ingilizce bilen öğretim görevlileri tarafından okunması, anlaşılması, denenmesi, hazırlanması, çevrilmesi ve sunulması için geçen ort. süre)

ps : öyle bir hal aldı ki eskiden latince olan terimler bile artık ingilizceleşmeye başladı.

kendi halimdeyim resmi

tıb (p)

arapca zaten. çoğulu ; tebabet... hasta olanı, hastalığı iyileştirmek, acıyı, ağrıyı sağıltmak demek. latince eğemen kullanılan evrensel dillerin kökü ( ingilizce, fransızca, almanca _ kökleri hint-avrupa dil grubunun, avrupa ailesinden latin grubu hepsi) ve o dil ailesinden olduğu için öyle anlaşılıyor.

latince olan bi şey ingilizceleşmez, almancalaşmaz, fransızcalaşmaz, çünkü o dillerin kökü o zaten özetle... yani latince...

pek matah bi şey değil yani... önemli olan dil olarak ne anlaşıldığı değil, hasta olan kişinin sağıltılması. bunu becerebilen kim olursa olsun doktor ( hekim, tabib) olabilir...

kendi halimdeyim

aklımın ipleri resmi

....

şunun neticesi olabilir, bilim öğrenirken genel terimler dünya çapında yaygın kelimeler öğreniyoruz. en basit bir kısaltma bir terim bile ingilizce oluyor. Bunu anlayabilmek için de ingilizceye ihtiyacını oluyor. Ama bunun için eğitimin tamamının ingilizce olması gerekmiyor kanaatimce. öğrenciye ingilizce temel bilgisini verirsiniz, zamanla bilim adına ne öğreniyor ve uyguluyorsa evrensel terimlerle karşılaştığında şaşırmamasını sağlarsınız. bana göre doğrusu budur.

Svastika resmi

*

bilimsel kaynaklar her dilde bulunmadığına göre bilimin dili olur.

stern resmi

ah

ingilizce tip olmasa cevirdigim psikiyatri kitaplarindan para kazanamazdim. sagolsunlar.

bir seye benzeyen butun veritabanlarinin ingilizce oldugu bir dunyada ingilizce egitim almamak asil bana garip gelen. turkce egitimle ancak acar, ulkenizde yapilmislara ek olarak uc bes tane ceviri makale okursunuz. dublajli film izlemek gibi. tercih edilecek bir yani yok.

eradicator resmi

...

ah gerçekten de üniversitelerimiz bilimde sınır tanımıyor.. hepsi bir numara.. ingilizce eğitim almasak ne olacaktı halimiz?
bir çeviri merkezi oluşturulup, sıcağı sıcağına herkese sunulabilir.. ingizlizce ayrıca öğretilebilir.. türkçe bilimsellik, bilim nedir bilmeyen bize, daha türkçe bir makaleyi merak edip de okumayan (her alanda) bize ingilizce bilim dayatmasını nasıl savunabiliriz? he ayrıca bilim diyince sadece fen bilimleri gelmesin aklımıza..

:o--

stern resmi

ah

ingilizce kac okulda dogru duzgun, acip da bir makaleyi bulup okuyup anlayip, onun gibi bir tanesini yazabilecek sekilde veriliyor ki? sizi duyan da turkiyede yuksek egitim alan herkesin sular seller gibi ingilizce bildigini sanir. ingilizce egitim denen sey birkac kurumla sinirli bu ulkede. ingilizce dersi vermekten bahsetmiyorum, oss kiavuzunda bolumun yanina ingilizce yazmaktan da.

turkce bilimsellik nedir bilmememizin sebebi bana gore dunyada yapilmis isleri bilmemekten ileri geliyor. bu da hep merak, hem dil bilme ile ilgili. turkce egitim -ya da ingilizce egitim adi altinda turkce dersler- almis birinin dunya literaturunu takip edip bunlara katki yapmasi beklenebilir mi? no, beklenemez. bilim oyle oturdugunuz yerden yapilmiyor, okumak, cok okumak, sizden baskalarinin neler yaptigini, nasil ilerdigini, ne tur yontemlerin kullanildigini bilmeniz gerek.

ceviri merkezi konusu da balik tutmayi ogretmeyip kisinin eline balik vermeye benziyor. ogrenelim ingilizce, almanca, cince, ne gerekiyorsa. beyin bu, kapasitesi sahane.

eradicator resmi

...

tamam işte, daha türkçe yayınları bile bir satır okumamış merak etmemiş bir toplumdan bahsediyoruz.. hangi üniversiteler onlar? neye imza atmışlar? içindekiler neye imza atmış bilim adına? ne bulmuş? ne sunmuş? profesörlerimiz ne yapıyor ki, bir de bildikelrini idda ettikleri şeyi, bilimi ingilizce aktarmaya çalışıyor.. işi dil öğrenmeye indirgemeyin rica ederim.. dediğiniz gibi beiyn bu, kapasitesi şahane; bir şeyleri görmesi için onların ingilizcesini bilmesine gerek yok.. bu kadar ayrıntı da değil ayrıca her şey.. belli temeller var ve bunların hepsi de türkçe.. mantık denen şey var.. ve emin olun onun ingilizce eğitilmesi veya eğitilmemesi onun için hiç bir şey ifade etmez..
bunu kullanmasını öğretmeden, ingilizce bilimsellik aşılamaya çalışıyoruz.. vay babam.. bekliyoruz bakalım ingilizce eğitim görmüş bilim adamlarımızdan bir çıkış, bir beyin fırtınası.. tabi..

stern resmi

ah

vallahi bilimsellik turkiye sinirlari icinde kalacaksa vah halimize. dunyada ne olup bitiyor gormemiz, anlamamiz icin ne ogrenmek gerekiyorsa ogrenilmeli. tip latince olabilir ama bir turkce tip makalesi ile bir ingilizce makaleyi yan yana koydugunuzda arada yediden fazla fark olacagina supheniz olmasin. latince bilmek yetmez, bu adam acip pubmed okuyamayacaksa yazik.

bu profesorlerin ne yaptiklari konusu ise baska bir maceranin konusu. oncelikle bilimsel bilginin degerli hale gelmesi icin teknoloji haline donusturulup toplum duzeyine indirgenmeli midir yoksa sadece bilgi yeterli midir tartismasini yapmak gerekir. kimin neyi basardigi ancak o zaman tartisilir.

eradicator resmi

...

vallahi bilimsel bilgi artık değerli hale vs.. gelmez.. her şey tüketilip atılıyor.. ne yazara, ne de yazılana değer verilmiyor.. tüketim mantığı bilimi de çürütüyor.. hala 300 yıl öncenin bilimsel verileri, yazarları, düşünce akımları tartışılıyorsa; bilim bir adım bile ilerlememiş demektir.. ve bu kadar çürümüş bir ortamda siz kalkıp da, daha ülkesinde ne olup bitiyor merak etmeyen bir beyne dünyayı farklı bir dilde çözümlemesini söylerseniz olmaz tabi ki.. bilimsellik makale okumak, dünyayı takip etmek değildir.. bunlar onun yardımcı kaynaklarıdır.. asıl kaynak beyindir.. beynini kullanmaktır aslolan ve üniversitelerin aşılaması gereken de budur.. bilimin temeli budur.. beynini kullanmasını bilmeyen, sorgulama nedir bilmeyen, merak mantık nedir bilmeyen bir insana 160 dilde 160 farklı makale okutun, her türlü bilgiyi yükleyin ancak sonuç beklemeyin.. yapacağı en fazla; bilinen üzerinde rötuşlar yapmaktır..

ayrıca profesör demek bilim adamı demektir.. onlar asla başka bir maceranın konusu olmadı, olamaz da.. hepsini burdan teker teker öpücüklere boğarım ayrıca.. öyle markalaşmayla, bilim yuvası kurulmaz..

Carpe Noctem resmi

...

Eradi sana cevap gibi yazıyorum ama sadece tartışmaya bu noktadan katılıp fikir söylemek adına...
Katılır mısınız bilmem...
...
İngilizce'nin bilimsel anlamda hakim dil olmasının sebebi bence tümüyle ticari amaçlardan kaynaklanıyor...
Yabancı araştırma merkezlerinin çoğu aynı zamanda yaptıklarını araştırmaların müspetleşmiş sonuçlarını ve buna bağlı ürünleri adeta kataloglaştırıp bilimsel kitaplar halinde yayınlıyorlar...
...
Bilim kitapları basan yayınevlerinin çoğu aslında anlaşmalarını bu firmalara bağlı yapıyorlar...
Oldukça acınası bir örnek olabilir ama: misal Tübitak...
Tübitak yayınevine de bağlı olmaksızın kendi yayınlarını yapabilmekte...
...
Aynı bu kafayla bilimsel araştırmaların kesinleşmiş(!) ya da ürünleşmiş sonuçlarına yönelik sonuçları bu araştırmaların merkezleri teşkil eden kurumlar için basılmakta ve yayınlanmakta...
İngilizceye gelirsek, e haliyle ticari dil anlamında en çok kulanılan dil de ingilizce olduğundan ürünlerinin daha geniş alanlara yayılabilmesi amacıyla firmalar bu dili kullanıyorlar...
Dikkat edilirse genel bilimsel terimlerin haricindeki dil kullanımları hep ticari ve sektörel anlamda gelişmiş ülkelerin dilleridir -ki İngilizce, Almanca, Fransızca...gibi-...

Carpe Noctem resmi

...

Fransızca varken ingilizce mi konuşulurmuş ar-ge?...

aikan resmi

i can

speak english çatır çutur.

cey-fi resmi

*

"bu çobanın (özellikle de tek kollu çoban'ın) hacettepe tıp'ı kazanması" olayları çok abartıldı. ayrıca ülkemizde yabancı dilli eğitim de çok abartıldı. lakin iş piyasasına girince ingilizcenin ve yanı sıra diğer yabancı dillerin ne kadar gerekli olduğunu anlayabiliyor insan. o nedenle okullarda daha çok ve profesyonel yabancı dil öğretimine geçilmeli. ayrıca adını da koymuş oluruz, sömürge ve, veya uydu devletiyiz işte. böbürlenmemize gerek kalmaz hindi gibi.

eradicator resmi

...

üniversiteler iş hayatına hazırlanma platformları değil.. böyle bir amaçları yok.. onların amacı bilim insanı yetiştirmek, beyin yetiştirmek.. zaten biz böyle kullandığımız için bu haldeler..

:o--

cey-fi resmi

*

ahh bilim üretmek, tabii. sen de haklısın.

eradicator resmi

...

bilim deÄŸil, beyin..

:o--

cey-fi resmi

*

beyin üretmek? seri tezgahlar falan güzel işler bunlar.

eradicator resmi

...

he işte canlı kanıtsınız.. size ingilizce bir şeyler anlattıklarını düşünelim bir an..

:o--

cey-fi resmi

*

abi sen ne diyorsun ben çoğu kez anlamıyorum. umarım sen de beni anlamıyorsundur da, çözümü basitleştiririz.

eradicator resmi

...

abiniz değilim.. anlamamanıza da şaşırmıyorum.. gayet net bir şey söyledim; beyin yetiştirmek.. siz bununla ta..ak geçiyorsunuz.. hayır hangi kısmıyla onu da anlamış değilim..

:o--

cey-fi resmi

*

ben bilim üretmek diyorum.
sen beyin üretmek diyorsun.
ben beyin üretmek zor olur tey allahım diyorum.
sen üretmeyi birden söylememiş gibi yetiştirmek yapıyorsun.
ayrıca elbetteki abim olamazsın. lafın gelişi değil gidişi bile olamazsın.

eradicator resmi

...

bilimi neremizle üreteceğiz pardon? kolay olur demedim zaten.. he kamyon kasası arkası laflarınızla yerle bir oldum.. hadi selametler..

:o--

cey-fi resmi

*

ahahaha yürü git yahu.

eradicator resmi

...

ben ise sizden daha şiirsel, duygusal bir cevap bekliyordum.. mendilimi, peçetemi bile hazır etmiştim oysa ki.. şimdi izin verirseniz, romantik fesleğen bitkimi sulayacağım.. selametler..

:o--