

Havada parande atabilirdim, yere çakılmayacağımı bilseydim, yumuşak zemine düşeceğimi bilseydim yapabilirdim bunu.
Bir gece kaçabilirdim, doğrudan kapısına gidebilirdim, korkmayacağımı bilseydim. Rüyalarımda kaçmıştım, tam kapısında dikilmiştim, sonra o kapı açılmış mı bilmiyorum, göremedim.
Deli numarası yapabilirdim, yüzüme hastaymışım gibi bakılmayacağını bilseydim. Yapmıştım deli numarası önceden. Ya da numara değil miydi onlar, gerçekti sanırım. Hayal oldular.
Midemde şişlik varken harakiri yapabilirdim, ölmeyeceğimi bilsem, sadece kanayacağını bilsem yapardım bunu.
İşten atılmayacağımı bilsem şu güzel öğle sonrasında gezerdim, haber vermeden çıkardım buradan. Ama yarın birşey olmamış gibi davranılacaksa yapabilirdim bunu.
Dilimin uyuşmayacağını bilsem koca bir kase balı kaşık kaşık yiyebilirdim, dişlerim sızlamazsa üstüne buz gibi su da içebilirdim.
Gece uykudan kalkıp buz gibi balkon mermerine oturup bedenimi mermerlerle soğuturken ayaklarımı sarkıtıp aşağı, sonra ayaklarımı duvara dayayıp dikilmeyi isterdim. Kollarımı açıp zırıldamayı, sabah aşağıda uyanmayı isterdim, birşey olmamış gibi pijamalarımla okula gidebilsem yapabilirdim bunu.
Kanatlarım olduğunu bilsem uçardım ben bu gece, yorulmayacağımı bilsem kanat çırpmaktan uçardım durmadan, hiç bir yere konmadan.
*
sonunu düşünen kahraman olamaz demeli miyim? bence dememeliyim aslında. ama dedim gitti çiçeyim. takvimimi astım hemencik, selam ederim!